MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Yaka Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 179 ada 17 parsel sayılı 7619,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... ile davalılar ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tamamının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 179 ada 17 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen 3.144,40 metrekare yüzölçümündeki bölümün ifrazı ile davacı ... adına, geriye kalan ve (A) harfiyle gösterilen 4.474,67 metrekare yüzölçümündeki bölümün ise hükümde gösterilen payları oranında müştereken davalılar ... ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın temyize konu (A) bölümünün, davacının eşi ... ... ile davalıların ortak miras bırakanı ... (Memiş) ...'a ait olduğunun sabit olduğu ve 1979 yılında ölümü ile mirasçılarına kaldığı; ancak, murisin terekesinin taksimi sonucu temyize konu ve davacının dayandığı 21.4.1980 tarihli satış senedinin ikinci bendi kapsamında kalan taşınmaz bölümünün ... ...'a kaldığının kanıtlanamadığı belirtilerek, hiç kimsenin hakkından fazlasının devredilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli bulunmamaktadır. Davacı ..., temyize konu (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün, terekenin taksimi neticesinde eşi ... ...'a isabet ettiğini, ...'nin de bu yeri 21.4.1980 tarihli taşınmaz mal satışı ve zilyetliğin devri sözleşmesi ile kendisine devrettiğini iddia etmektedir. Davalı taraf ise, taşınmaz bölümünün taksim sonucu kendilerine isabet ettiğini ileri sürmüşlerdir. Şu halde, çekişmeli taşınmazın miras bırakanları ... (Memiş)'ten kaldığı ve murisin 1979 yılında vefatından sonra taraflar arasında taksim edildiği ve taksimin ise ibraz edilen 21.4.1980 tarihli senetten önce yapıldığı hususunda çekişme bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, taşınmaz bölümünün kadastro tespit tarihine kadar kim tarafından ne şekilde zilyet olduğu noktasındadır. Ancak, 15.10.2009 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanında "çekişmeli parselin tamamının murisin ölümünden beri davacının eşi ... tarafından sürülüp ekildiğini", davalı tanığı beyanında “çekişmeli parselin 20 yıl kadar önceki yapılan taksim sonucu bir bölümünün davacının eşi ...'ye isabet ettiğini, bir bölümünün ise davalılara isabet ettiğini, ancak taksimden birkaç sene sonra davalılara düşen bölümü de ...'nin kullanmaya başladığını ve parseli bütün olarak kullandığını”belirtmişler ise de; temyize konu taşınmaz bölümünün, 31.03.2006 tarihinde yapılan kadastro tespitine kadar kesintisiz ve aralıksız 20 yıl süre ile kim tarafından ne şekilde zilyet olunduğu konusundaki anlatımlar uyuşmazlığın çözümüne, inceleme ve araştırma ise hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin ihtilafı aydınlatma görevi de gözetilerek mahkemece taraflardan yeni tanık göstermeleri istenmeli, taşınmaz başında yerel bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişiler ve tanıklardan taksimin yapıldığı tarihten tespitin yapıldığı 2006 yılına kadar taşınmazın kimin zilyetliğinde olduğu, sürdürülen zilyetliğin malik sıfatıyla mı yoksa fer'i zilyetlik niteliğinde mi olduğu (davacının eşi ...'nin zilyetliğinin kendi adına mı yoksa eşi Şafiye adına mı olduğu) hususlarında somut olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,17.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy