MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Aydınlı Köyü çalışma alanında bulunan 6027 ada 16 parsel sayılı 232 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'nın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmaz üzerindeki binanın 7 numaralı bölümünün kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın üzerinde bulunan binadaki 7 numaralı dairenin 1992 yılından beri davacının zilyetliğinde olduğunu tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmaz üzerindeki binanın 7 numaralı bölümünün davacının kullanımında olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, tutanağın beyanlar hanesine kullanıcı olarak davacının adının da şerh edilmesi istemi ile açılmıştır. Kadastro tespitine itiraz davalarında davalı sıfatı, tespit malikiyle birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına zilyetlik veya muhdesat şerhi bulunan kişi ya da kişilere aittir. Buna göre davanın, Hazine ile birlikte lehine şerh verilen zilyede de yöneltilmesi gerekirken, dava dilekçesinde sadece Hazine hasım gösterilmiştir. Başka bir ifade ile taraf teşkili tamamlanmamıştır. Taraf teşkili dava şartı olup, bu şart yerine getirilmeden davanın esasına girilemez. Hal böyle olunca, Mahkemece davanın, zilyetlik şerhi sahibi ...'ya da yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmeli, davanın adı geçenlere yaygınlaştırılması halinde davaya devam edilerek, tarafların delilleri değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek yargılamaya devam ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy