MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Gümüşlü Köyü çalışma alanında bulunan 154 ada 1 parsel sayılı 1441.53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş, taşınmaz üzerindeki değirmenin dava dışı ...'e ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilmiş, 154 ada 2 ve 3 parsel sayılı 1954.83 ve 1559.58 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise aynı nedene dayanılarak ayrı ayrı davalı ... ile davalı ... ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... temsilcisi taşınmazların mera olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 154 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacı köyün mutlak kullanımında bulunmadığı, çevre köylerin ortak kullanımında olduğu, davalı köyün sınırları içinde bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava meranın aidiyetinin tespitine ilişkin bir dava değildir. Davacı dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların mera niteliğinde olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Her ne kadar dava dilekçesinde Köy Tüzel Kişiliği adına tescil talep edilmiş ise de davacı tarafın asıl amacının taşınmazların mera olarak sınırlandırılması olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında toplanan mevcut deliller karşısında çekişmeli 154 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların öncesinin mera olduğu saptandığına göre bu taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken dava dilekçesine yanlış anlam verilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Diğer yandan davacı çekişmeli 154 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da mera olduğunu iddia etmiş ancak mahkemece mera yönünden bir araştırma yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından çekişmeli 154 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, sınırındaki 154 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ham toprak olarak tespit görmüş ise de eylemli olarak mera olup olmadığı, eylemli mera ise çekişmeli taşınmazla arasında sabit doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, aynı şekilde 154 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile arasında sabit doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın meradan açılıp açılmadığı, hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, alınan beyanların tutanağın edinme sebebinde belirtilen hususlarla çelişmesi halinde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu taşınmazların kadim mera olup olmadığı, kadim mera değil ise mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda önceki ziraatçi bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazın keşif sırasında çekilen ve komşu taşınmazları birlikte gösteren fotoğrafları rapora eklenmeli, çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri de göz önüne alınmalı, sınırındaki 154 ada 9 parsel sayılı taşınmazın öncesinin kadim mera olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davacı ... Temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy