MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Üzümlü Köyü çalışma alanında bulunan 394 ada 2 ve 395 ada 1 parsel sayılı 2665,86 ve 650,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu taşınmazların ... oğlu ... ...'ın zilyetliğinde olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde hata nedeniyle "..." olarak yazılan soyisminin “... ve “...” olarak yazılan baba isminin “...” olarak düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, Tapu Müdürlüğü aleyhine açılan davanın ise husumet nedeniyle reddine; çekişmeli 394 ada 2 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan ''bu taşınmaz üzerindeki İki katlı kagir ev ... oğlu ... ...'a aittir, bu taşınmaz ... oğlu ... ...'ın zilyetliğindedir'' şeklindeki şerhin, ''bu taşınmaz üzerindeki iki katlı kagir ev ... oğlu ...'a aittir, bu taşınmaz ... oğlu ...'ın zilyetliğindedir'' biçiminde, yine 395 ada 1 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan ''bu taşınmaz ... oğlu ... ...'ın zilyetliğindedir" şeklindeki şerhin ise ''Bu taşınmaz, ... oğlu ...'ın zilyetliğindedir'' biçiminde düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... Müdürlüğü adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kullanıcı şerhindeki davacı ... ...'ın soyismi ile baba isminin yanlış yazıldığı gerekçesiyle davasının kabulüne, Tapu Müdürlüğü aleyhine açılan davanın ise husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Hemen belirtmek gerekir ki, kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindeki davaların tespit maliki Hazine'ye yöneltilerek açılması zorunludur. Dava başlangıçta, Tapu Müdürlüğü aleyhine açılmış ise de, dava dilekçesindeki anlatım ve istemden asıl dava edilmek istenenin Hazine olduğu kuşkusuzdur. Davacının, Hazine yerine Tapu Müdürlüğünü hasım göstermesi şeklindeki yanılgısı, temsilcide hata niteliğindedir. Temsilcide hata halinde, davanın husumet nedeniyle reddedilmeyip doğru hasma dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanabileceği, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarından olduğu gibi, 6100 sayılı HMK'nın,
"Tarafta İradi Değişiklik" başlığını taşıyan 124. maddesi ile de temsilcide yanılgı hali yasal düzenleme kapsamına alınmıştır. Hal böyle olunca, davanın tespit maliki Hazine'ye yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak verilmesi, yasal hasım durumunda bulunan Hazine davaya dahil edilerek dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesi, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, mahkemece yöntemince taraf teşkili sağlanmadan uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan, hem davacının davasının kabulüne hem de karar başlığında tek davalı olarak yer alan Tapu Müdürlüğü yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilerek kendi içinde çelişkili hüküm fıkrası oluşturulması da isabetsiz olduğu gibi, kabule göre, hakkındaki dava husemet nedeniyle reddedildiği halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da isabetsiz olup, davalı ... Müdürlüğüne izafeten Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy