MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, Hisarönü Köyü çalışma alanında bulunan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, davacı Hazine ise taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak tescil istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... ve arkadaşları, tapu kaydına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; müdahil davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı Hazinenin davasının reddine, davacı ...’ın davasının kısmen kabulüne, fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.194,61 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ile (B) harfi ile gösterilen 450,61 metrekare yüzölçümlü toplam 4.645,22 metrekarelik taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan bu bölüme ilişkin hükmün ONANMASINA, davacı tarafından fazla yatırılan aşağıda yazılı nispi temyiz karar harcının talep halinde iadesine,
2- Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümler üzerinde davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülkiyetin kazanılması şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkündür. Bu tür uyuşmazlıkların çözümü için objektif bilimsel ve teknik verilerden yararlanılmalıdır. Ne var ki; mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için dava tarihinden en az 20 yıl öncesine ait hava ve uydu fotoğraflarından yararlanılmamış; Tapu Sicil Müdürlüğünden fen bilirkişisi tarafından düzenlenen haritanın bir örneği eklenerek çekişmeli taşınmaz hakkında çifte tapu oluşmasının önüne geçilmesi için başkaca dava açılıp açılmadığı sorulmamış, komşu parsel tutanakları varsa dayanak belgeleri ile birlikte getirtilmemiş, taşınmazın hangi tarihte ve hangi nedenle tescil harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulmamıştır. Hal böyle olunca, öncelikle, tapu müdürlüğünden fen bilirkişisi tarafından düzenlenen haritanın bir örneği eklenerek çekişmeli taşınmaz hakkında çifte tapu oluşmasının önüne geçilmesi için başkaca dava açılıp açılmadığı sorulmalı, komşu 152,153, 160, 162, 163 ve 165 sayılı parsel tutanakları varsa dayanak belgeleri ile birlikte getirtilmeli, Kadastro Müdürlüğünden çekişmeli taşınmazın tescil harici bırakılma sebebi ve tarihi sorulmalı, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait en az 3 hava fotoğrafı bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, 3 ziraat mühendisi, 3 jeolog bilirkişi ile 1 jeodezi veya fotogrametri uzmanından oluşacak bilirkişi heyetlerinin katılımı ile yapılacak keşifte, hava ve uydu fotoğrafları bilirkişilere bilimsel yöntemlerle (hava fotoğrafı ve memleketi haritası ile kadastro paftası ölçeği harita çizim programları aracılığıyla eşitlenerek çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi, hava fotoğrafları ile kadastro paftası çakıştırılıp stereoskop aletiyle incelenmesi) inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazın öncesinde dere yatağı yada bataklık olup olmadığı, okaliptüs ağaçlarının dikilmesinden sonra tarıma elverişle hale dönüşmesinin hangi tarihte tamamlandığı, ağaçların doğal mı yetiştiği yoksa insan eliyle mi dikildiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve ne zaman tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, ayrıca davacının (B) harfi ile gösterilen marangoz atölyesinde ne şekilde zilyetliğinin bulunduğu tanık ve yerel bilirkişilerden sorulmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy