MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Naldöken Köyü çalışma alanında bulunan 480 ada 5, 500 ada 80 ve 534 ada 3 parsel sayılı 2948.14, 4039.11 ve 4002.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların adına tescili istemiyle iki ayrı dava açmış, yargılama sırasında davalar birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 500 ada 80 ve 534 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile davacı adına tesciline, çekişmeli 480 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen 1381.24 metrekarelik bölümün davacı adına tesciline, kalan 41.566 metrekarelik bölümün Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine temsilcisinin 534 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, bu taşınmazla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- a) Mahkemece çekişmeli 480 ada 5 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Paftaya göre sınırda çay bulunduğu halde taşınmazın çay yatağı olup olmadığının belirlenmesi yönünden jeolog bilirkişiden rapor alınmamış, zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi hakkında yeterli araştırma da yapılmamıştır. Bu denli yetersiz araştırmaya dayanılarak karar verilemez. O halde mahkemece sağlıklı sonuca varılabilmesi için; yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, keşifte beyanı alınmayan tespit bilirkişisi ile uzman jeolog, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi refakate alınarak mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişisi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, ziraat bilirkişi kurulu ve jeolog bilirkişiden taşınmazın niteliği ve öncesinin çay yatağı ya da çayın etkisi altında olup olmadığını belirtir, taşınmazın tüm yönlerden çekilmiş fotoğraflarının da ekli olduğu ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
b) Mahkemece çekişmeli 500 ada 80 parsel sayılı taşınmazın üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dosyada bulunan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin, 07.05.2012 tarih ve 2012/5044-6695 Esas, Karar sayılı ilamı ile, çekişmeli taşınmaza komşu 500 ada 79 parsel sayılı taşınmaz hakkında orman araştırması yapılması gerektiği yönünden bozma kararı vermiş olmakla, çekişmeli 500 ada 80 parsel sayılı taşınmaz yönünden de orman araştırması yapılması gerekir. O halde mahkemece; çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı sorularak, yapılmış ise, tüm tutanaklar ile haritası, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, 3 kişiden oluşan uzman orman yüksek mühendisi kurulu ve bir fen bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı bulunmadığından, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu yapılmış ise, bilirkişilere orman kadastrosu ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli, memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı fen ve uzman orman bilirkişilere uygulattırılıp, memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri bilimsel rapor alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, 2/a ve b bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin, çekişmeli 480 ada 5 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (A) harfi ile gösterilen bölümü ile çekişmeli 500 ada 80 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.