MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle "çekişmeli taşınmazlar hakkında dava açılmadan önce kadastro tutanağının düzenlendiği, tutanakların 10.06.2008-09.07.2008 tarihleri arasında askıya çıktığı, davanın askı ilan süresi içinde 16.06.2008 tarihinde açıldığı, bu nedenle askı ilan süresi içinde açılan davalara bakma ve karara bağlama görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, genel mahkemede açılan bu davada dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi yerine yargılamaya devam edilerek esas ilişkin karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların eşit paylarla davalılar ... ve ... ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece muris ... mirasçıları arasında usulüne uygun bir taksim yapılmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde davanın esasına ilişkin karar verilmiştir. Dava, askı ilan süresi içinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, bozma ilamı sonrasında genel mahkemece görevsizlik kararı verilerek, dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Ancak, görevli mahkemece çekişmeli taşınmazların kadastro tutanak asılları dosya içine celbedilmediği gibi, davalı oldukları halde bu husus tapu kayıtlarına şerh de edilmemiştir. Kadastro davalarında tutanak asıllarının dosyada bulunması zorunludur. Öte yandan, nizalı 199 ada 13 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalılar dışında tespit malikleri bulunduğu halde bu kişiler davaya dahil edilmeden karar verilmiştir. Taraf teşkili dava şartlarından olup, taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilmesi mümkün bulunmamaktadır. Kabule göre de, çocuksuz olarak ölen Hatice'nin eşi davacı ...'un miras payı, miras bırakan ...'in mirasının 1/2'si olduğu halde, davacı adına 1/3 oranında pay verilmesi de isabetsizdir. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle çekişmeli taşınmazların tutanak asılları dava dosyasına celbedilmeli ve tapu kayıtlarına "davalıdır" şerhi konulmalıdır. Dava konusu 199 ada 13 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, davalılar dışındaki tespit malikleri davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davalılara iadesine, 31.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.