MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacıya dava dilekçesi açıklatılarak hangi taşınmazı, hangi nedene dayanarak dava ettiğinin sorulması, taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak, keşif sırasında fen bilirkişisinden, başında bulunulan taşınmazın hangi taşınmaz olduğu sorularak tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusu Çalkaya Köyü 156 ada 4 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, dava konusu taşınmazlara ait tutanak aslı ve eki belgelerin tescil işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine, dava konusu olmayan 102 ada 1, 207 ada 7 ve 8 sayılı parseller için dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, kendisine ait 156 ada 13 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün Hazine adına tespit edilen 156 ada 4 parsel sayılı taşınmaz içinde tespit edildiği iddiasına dayanarak ve Hazineyi davalı göstermek suretiyle dava açmıştır. Bozma ilamı uyarınca mahallinde yapılan keşif sonucu davacının dilekçesinde dava konusu ettiği 156 ada 4 parsel sayılı taşınmazdan hak talebinin olmadığını kendisine ait taşınmazın kadastro sırasında 102 ada 1, 201 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar içinde kaldığını belirtmiştir. Getirtilip incelenen tutanaklardan 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman olarak, 201 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Medine Işık ve müşterekleri adına, 201 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ise Remo Işık adına tespit edildiği görülmüştür. Sözü edilen taşınmazların hakkında dava açılan Hazine adına tespit edilmediği göz önüne alındığında dava dilekçesinde dava konusu olarak 156 ada 4 parsel sayılı taşınmazın gösterilmesinin maddi hatadan kaynaklanmayıp, davanın yanlış parsel hakkında açıldığı buna göre de 102 ada 1, 201 ada 7 ve 8 parsellere karşı açılmış bir dava bulunmadığının kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, davanın konusunun ıslah yolu ile değiştirilmesi de mümkün olmadığına göre 102 ada 1, 201 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2) Davacının 156 ada 4 ve 156 ada 13 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; yukarıda açıklandığı üzere, davacı adına tespit edilen 156 ada 13 sayılı parselin yüzölçümündeki eksikliğin 156 ada 4 parsel sayılı taşınmazda kaldığını ileri sürerek ve Hazineye husumet yönelterek dava açmıştır. Bu durumda davanın konusunu 156 ada 13 sayılı parsel değil, sadece 156 ada 4 sayılı parsel oluşturmaktadır. Kadastro davaları lehine tespit yapılan gerçek ya da tüzel kişilere karşı açılır. Somut olayda dava konusu taşınmazın tespit maliki Hazine olduğuna göre husumetin yanlış yöneltildiğinden söz edilemez. Ancak, davacının kendi beyanı ve dosya kapsamına göre sözü edilen taşınmazda hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, 156 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın esastan reddi ile tespit gibi tapuya tesciline, dava konusu olmayan 156 ada 13 sayılı parselin tutanağının kesinleştirme işlemi yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne iadesine karar verilmek gerekirken, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de davanın husumetten reddi halinde de çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 156 ada 4 ve 13 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacıya iadesine 12.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.