MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Gökyurt Köyü çalışma alanında bulunan 436 ada 4 ve 437 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 274,25 ve 333,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, davacı ...'in zilyetliğinde olduğu ancak kentsel ve arkeolojik sit alanında bulunduğu gerekçesiyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tutanaklarının edinme sütununda çekişmeli taşınmazların kentsel ve arkeolojik sit alanında olduğu, beyanlar hanesinde ise doğal sit alanında bulunduğu belirtilmiş, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü 14.03.2011 tarihli yazısında, 437 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kentsel-arkeolojik sit alanında, 436 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise kısmen 1. derece arkeolojik sit, kısmen kentsel-arkeolojik sit alanında kaldığını bildirmiş, 26.07.2011 tarihli arkeolog bilirkişi raporunda Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 14.03.2011 tarihli yazısındaki belirlemelerini tekrarlamış, ancak kendisi herhangi bir uygulama yapmamış, 05.08.2011 tarihli harita, ziraat ve inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu ise çekişmeli taşınmazların tamamının kentsel-arkeolojik sit alanında kaldığını bildirmiştir. Mahkemece kadastro tutanak içerikleri, beyanlar hanesi, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 14.03.2011 tarihli yazısı ve bilirkişi raporları arasındaki bu çelişkiler giderilmeden karar verilmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11/1. maddesinde, kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazların zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği bildirildiğine göre çekişmeli taşınmazların hangi alanda kaldığı hususu önem arz etmektedir. O halde mahkemece 3 kişilik arkeolog bilirkişi ile yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmalı ve sit alanı haritaları ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek çakıştırılmalı, çekişmeli taşınmazların hangi alanda kaldığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy