MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Görümlü Kasabası, Atatürk Mahallesi çalışma alanında bulunan 146 ada 28, 29, 30, 177 ada 2 ve 4 parsel sayılı sırasıyla 21.929,77, 28.277,49, 3.781,70, 2.726,12 ve 10.298,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, davalılar ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak ve taşınmazların muris ...'tan kaldığı iddiasıyla davalılar adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ile murisin çocukları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, ...'den olma, 1875 doğumlu kök muris ...'in Tokat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1200 Esas, 2011/1321 Karar sayılı ve 18.08.2011 tarihli ilamında belirtilen paylar üzerinden mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların muristen kaldığı taraflar arasında taksim edilmediği gerekçe gösterilerek davacı ... ile bir kısım mirasçıların payı oranında adlarına tescil kararı verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç dosya kapsamına ve usul kurallarına da uygun düşmemektedir. Davacı ..., taşınmazların 1915 yılında ölen muris ...'tan kaldığını, mirasçılar arasında taksim edilmediğini öne sürerek dava açmıştır. Çekişmeli taşınmazların öncesinin tarafların kök murisi 1915 yılında ölen ...'a ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kök muris ...'ın ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise bu yerlerin davalılara isabet edip etmediği konusundadır. Mahkemece kök muris ...'ın terekesinin taksim edilip edilmediği konusunda yapılan araştırma hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dinlenen yerel
bilirkişi ve tanıkların bir kısmı dava konusu taşınmazlar dışında kök muristen intikal eden başkaca taşınmaz bulunmadığını söylemişler, diğer kısmı da kök muristen kalan başkaca taşınmazlar olduğunu, davacılar ya da onların miras bırakanları tarafından kullanıldığını bildirmişlerdir. Mahkemece bu çelişki üzerinde durulmamış, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılmamış, kök muristen kalan başkaca taşınmazlar var ise ada parsel numaralarının ne olduğu kimler adına kayıtlı bulunduğu araştırılmamıştır. Diğer yandan 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçı olması halinde miras bırakandan intikal eden taşınmazlar bakımından iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan taşınmazların tüm mirasçılar adına tescilinin istenmesi halinde; tüm mirasçıların birlikte dava açması veya diğer mirasçıların muvafakatinin alınması ya da miras şirketine mümessil tayin edilmiş olması gerekir. Hal böyle olunca, davacıya murisin payının mirasçılar adına tescili istemiyle açılan davaya diğer mirasçıların muvafakatini sağlaması veya terekeye temsilci atanması konusunda süre verilmesi bu şart yerine getirildikten sonra taraf sıfatı kazanılmış olduğundan davanın esası hakkında araştırma ve inceleme yapılması gerekir. Davacı tarafından bahsedilen usuli işlemler yerine getirilmediği takdirde davanın miras payına yönelik olduğunun kabulü ile yalnızca davacının payı ile sınırlı olarak karar verilmelidir. O halde doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler ile önceki keşifte dinlenen yerel ve tutanak bilirkişileri ile taraf tanıkları huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler taşınmazların tarafların kök murisi ...'ın ölümünden sonra taksime tabi tutulup tutulmadığı, taksime tabi tutulmuş ise kime isabet ettiği, davalılara isabet etmiş ise diğer mirasçılara taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği, bu taşınmazların akıbetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, mevcut ve alınacak beyanlar arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, dava konusu taşınmazlar dışında muristen intikal ettiği belirlenen tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip incelenmeli, kök muris ...'ın 1915 yılında öldüğü dikkate alındığında davalılar tarafından uzun süre kullanımın taksime karine sayılıp sayılamayacağı hususu değerlendirilmeli, taksimin yapılmadığının anlaşılması halinde payı ile sınırlı olarak davacı adına tesciline karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 06.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy