MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu Ovacık Köyü çalışma alanında bulunan 154 ada 12 ve 13 parsel sayılı, sırasıyla 196.84 ve 149.99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ..., kendisine ait 154 ada 6 parsel sayılı taşınmaza ulaşmak için kadimden beri kullandığı yolun çekişmeli taşınmazlar içerisinde kaldığı ve paftasında gösterilmediği iddiasına dayanarak çekişmeli taşınmazların yol olarak kullanılan bölümünün tapusunun iptali ve ayrı bir parsel numarası verilerek tapuya tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastrodan önceki haklara dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Dava, davacıya ait 154 ada 6 parsel sayılı taşınmaza gelip gitmek için yol olarak kullanılan bir bölümün davalılara ait 154 ada 12 ve 13 parseller içinde ölçülerek tapuya bağlandığı iddiası ile açılmıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişiler; çekişmeli taşınmazların içerisinde kendilerini bildiklerinden beri taraflarca kullanılan yol olduğunu belirtmişler, davalılardan ... da bu bölümün kendilerince de yol olarak kullanıldığını bildirmiş, ... ise cevap dilekçesinde; iddiaya konu bölümde bir su arkı olduğunu, bu arktan su bağlamak amacıyla gelip geçtiklerini, komşuluk hukuku gereğince davacının da bu yeri kullanmasına rıza gösterdiğini, zaten taşınmazların üst tarafında davacıya ait taşınmaza ulaşan bir yol olduğunu, iddia edilen yerin kadim yol olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de; davacı, dava dilekçesinde tanık deliline de dayandığı halde iddiasını ispat bakımından tanık göstermesi için süre verilmediği gibi davalı ...'ın savunmasında ileri sürülen hususların doğru olup olmadığının da araştırılmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilemez. O halde doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflara delil gösterme imkanı tanınmalı, tarafların gösterdikleri tüm deliller toplanmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yöreyi iyi bilen yerel, yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve uzman teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Taşınmazlar başında icra edilecek keşif sırasında, mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından tarafların iddia ve savunmalara göre; iddia edildiği gibi kadim bir yol bulunup bulunmadığı, yol var ise ne amaçla kullanıldığı, davalıların davacıya yolu kullanması bakımından komşuluk hukuku gereği rıza gösterip göstermedikleri hususlarında ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı beyan alınmalı, teknik bilirkişiden keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve bundan sonra toplanmış tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı ... ...'ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy