MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Kadastro Kanunu'nun 16. maddesinde kamunun ortak kullanımına ayrılan yerlerin kişilerin tapulu malı olarak gösterilmesinin kullanımının engellenmesine neden olacağı, davacının da bu anlamda köy yolundan yararlanma hakkı kısıtlandığından tapu iptal davası açmakta hukuki yararının bulunduğu açıklanarak, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 101 ada 242 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile fen bilirkişisinin 23.10.2012 tarihli raporunda kırmızı renkle gösterilen 378,96 metrekare yüzölçümlü olarak davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, umuma ait yolun dava konusu taşınmazın sınırları içerisine alındığı iddiası ile çekişmeli taşınmazın bu bölümünün tapu kaydının iptali ve yol olarak bırakılması istemi ile açılmıştır. Mahkemece taraflardan delilleri sorulup saptanmamış, tanık bildirmeleri halinde dinlenmeleri gerekeceği düşünülmeden sadece iki yerel bilirkişisinin katılımı ile yapılan keşifle yetinilmiş; keşifte davacıdan davaya konu ettiği bölümün göstermesi istenmediği gibi, yerel bilirkişilerden de dava konusu bölümün öncesinin kadim yol olup olmadığı, hangi tarihten beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığı açıkça sorulup saptanmamış, tapu kaydının tamamının iptaline dendiği halde yalnızca davalı parselin davalı adına tesciline karar verilen bölümünün yüzölçümü ve sınırları belirtilerek kalan bölümle ilgili hüküm de kurulmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve inceleme ile hüküm verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, öncelikle taraflara iddia ve savunmalarını ispat bakımından delillerini bildirmeleri için süre verilmeli, bildirdikleri deliller toplanıp, varsa tanıklarına keşif günü için davetiye çıkartılmalı; bundan sonra taşınmaz başında üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ve ziraatçi bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte davacıya dava konusu bölüm sorularak gösterilmesi istenmeli, yol olduğu iddia edilen yer teknik bilirkişiye krokide işaretlettirilmeli, daha sonra yerel bilirkişi ve tanıklardan bu bölümün öncesinde ve halen niteliğinin ne olduğu, kadim yol olup olmadığı, hangi tarihten beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığı sorulup, ayrıntılı beyanları alınmalı, beyanlar arasında çelişki olduğunda yöntemine uygun şekilde giderilmeye çalışılmalı, ziraatçi bilirkişiden çekişmeli bölümün mevcut niteliği, kullanım şekli konusunda rapor alınıp, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli kroki düzenlettirilmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna sadece dava konusu bölümle ilgili olarak ve infazı mümkün bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile ve infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy