MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Küplü Köyü çalışma alanında bulunan 2863 parsel sayılı 27.4424 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ..., çekişmeli 2863 sayılı mera parselinin 2920 metrekarelik bölümünün kök murisleri Hasan Tükel adına tespit gören 2866 sayılı parsel içerisinde kaldığını ve 2866 parselle bir bütün olarak kullanıldığını ileri sürerek irsen intikal kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmak suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 2863 parsel sayılı taşınmazın 3008 metrekarelik bölümünün mera olarak yapılan sınırlandırmasının iptaline ve 2866 parsele ilave edilerek tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 09.07.2009 tarih ve 2009/2588 Esas sayılı ilamı ile, davacının muris adına kayıtlı bulunan 2866 nolu parsele ilave edilerek tescilini talep ettiği, murisin 1996 tarihinde öldüğü, dava dilekçesinde diğer mirasçıların davalı olarak gösterildiği, oysa ki, miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğunu, mirasçıların belli payları bulunmadığından davanın tüm mirasçılar tarafından açılması gerektiği, bu nedenle diğer mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya yöntemine uygun olurlarının alınması ya da TMK'nın 640. maddesi uyarınca, miras ortaklığına temsilci atanmak suretiyle davanın yürütülmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 01.11.2001 tarihli fen raporunda (A) harfi ile gösterilen 2920 metrekarelik kısmın ifrazı ile 2866 parsele ilavesine ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesi uyarınca hakim; doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde bir karar vermek zorundadır. Çekişmeli taşınmazın geometrik şeklini değiştirir şekilde verilen hükümlerin fen bilirkişi raporuna dayanması ve bu rapor ile irtibatlandırılması, hükmün infazı açısından zorunludur. Somut olayda hükme esas alınan fen bilirkişisi Hasbi Kaftar tarafından hazırlanan 01.11.2001 tarihli raporda, (A) harfi ile kırmızıya taralı olarak gösterilen alanın yüzölçümünün 3008 metrekare olarak belirtildiği; ancak mahkemenin
12.02.2013 tarihli kararında, 01.11.2001 tarihli bilirkişi raporunda, (A) harfi ile gösterilen 2920 metrekarelik kısmının 2863 sayılı parselden ifrazı ile 2866 no'lu parsele ilavesine ve tapuya bu şekilde tesciline karar verildiği görülmüştür. Bu suretle, 01.11.2001 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın 2900 metrekareden fazla olması sebebiyle, fen bilirkişi raporu ile hüküm arasında çelişki oluşturularak, hükmün infazında tereddüt meydana getirilmiştir. Hal böyle olunca teknik bilirkişiler refakatinde mahallinde yeniden inceleme yapılarak, krokide davacının talep ettiği kısmın açık olarak belirlenmesi ve fen bilirkişisinden infazı mümkün rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalılar vekillerinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden Küplü Belediye Başkanlığına iadesine, 11.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy