MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Beykoz Baklacı Mahallesi çalışma alanında bulunan 1380 ada 6 parsel sayılı 1761.47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 25 yıldır taşınmazın ... oğlu Nihal Becer'in kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., beyanlar hanesinde kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 1380 ada 6 parsel sayılı taşınmazın muhdesat bilgileri kısmında beyan olarak yer alan ''... oğlu Nihal Becer'' ibaresinin iptali ile ''... kızı ...'' olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sonucu oluşan tapu kaydının beyanlar hanesindeki isim yanlışlığının düzeltilmesine ilişkindir. Bu tür davalar, her ne kadar ilgili sıfatı ile kayıt maliki Hazinenin de taraf olması gereken davalar ise de 6100 sayılı HMK'nın 382/c-1 maddesine uyarınca hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltme istemine ilişkin olması nedeniyle çekişmesiz yargı işi olup, aynı Kanun'un 383 maddesine uyarınca da Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece re'sen göz önüne alınacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; mahkemece görevsizlik kararı verilerek; karar kesinleşip süresinde talep edilmesi halinde Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek ve davacıya Hazineyi davaya dahil etme imkanı tanınmadan, temsilcide hata edilerek husumet yöneltilen Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.