MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Yurttepe Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 4 parsel sayılı 9794,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın kaçak ve yitik şahıslardan kaldığını ve 1936 yılı umumi tahririnde Hazine adına kayıtlı bulunduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm; davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinilemeyecek yerlerden olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş, ancak; çekişmeli 101 ada 4 parsel sayılı taşınmaza komşu, 101 ada 1 ve 5 sayılı mera parsellerinin kadim ya da tahsisli mera olup olmadığı ve çekişmeli taşınmazın meradan açılmış olup olmadığı usulüne uygun biçimde araştırılmamış, keşifte tanık dinlenmemiş, ziraatçi bilirkişi raporuna değer verilmeyiş nedenleri tartışılmaksızın, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için, taşınmazın bulunduğu yerde varsa mera tahsis kararı, ekleri ve haritaları ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin kesinleşme durumları araştırıldıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp taşınmazın mera tahsisi kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, mera tahsisi mevcut değil ise; komşu 101 ada 1 ve 5 sayılı mera parsellerinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselleri arasında ayırıcı bir unsurun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, mera tahsis haritası kapsamı dışında kalan yerlerin öncesi kadim mera olsa bile, tahsisle birlikte meralık niteliği kalkmış olacağından, davalının tahsisin kesinleştiği tarihten itibaren kadastro tespit tarihine dek en az 20 yıllık süre ile ekonomik amaca uygun şekilde malik sıfatı ile zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, tahsis yok ise taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, komşu mera parselleri ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın sınırlarında zaman içinde meraya el atmak suretiyle genişleme olup olmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parsellerinden nasıl ayrıldığını açıklar nitelikte, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor ve harita düzenlettirilmeli, komşu parsellerin davalı olmaları durumunda dava dosyası ile arada irtibat olması ve delillerin birlikte değerlendirilmesi açısından davaların birleştirilmesi gerekip gerekmediği hususu düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 11.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy