MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ... ve arkadaşları, Tonbak Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 19, Kulpak Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 404 ve 673, 114 ada 10 ve 117 ada 122, Zile Köyü çalışma alanında bulunan 78, 478, 1059, 2643, 3642 ve 3646 parsel sayılı taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin 16.06.1981 tarihli miras sözleşmesi ile taksim edildiği iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olan miras sözleşmesine dayanılarak açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tonbak Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 19 ile Zile Köyü çalışma alanında bulunan 78, 478, 1059, 2643, 3642 ve 3646 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarihten dava dilekçesinin verildiği tarihe kadar 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre geçmiş olduğundan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2- Kulpak Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 404 ve 673, 114 ada 10 ile 117 ada 122 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz incelemesine gelince; davacılar çekişmeli taşınmazların müşterek muris...'ndan intikal ettiğini ve mirasçılar arasında düzenlenen 16.06.1981 tarihli miras taksim sözleşmesi uyarınca davalıların murisi...'na miras payı olarak başka taşınmazlar verildiği halde çekişmeli taşınmazların da ... mirasçıları olarak davalılar adına tespit ve tescil gördüğü iddiasıyla çekişmeli taşınmazların hisseleri oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece taraf delilleri toplanmadan, taksim sözleşmesinin ifa edilip edilmediği, sözleşme gereği kadastro tespiti yapılıp yapılmadığı araştırılmadan hiçbir yasal dayanağı olmayan gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmesi doğru olmamıştır. Miras taksim sözleşmesi uyarınca işlem yapılan taşınmazlar teslim alınmış ise sözleşmenin ifa edildiğinin kabulü gerekir. O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımı ile keşif yapılmalı, miras sözleşmesine göre kime hangi taşınmazın düştüğü, taksim tarihinden sonra taşınmazları kimin hangi süreyle zilyet ettiği, bu taksimin kadastro tespit tarihine kadar bozulup bozulmadığı, miras taksim sözleşmesinin infaz edilip edilmediği, davacı tarafın taşınmazlara zilyetliğinin bulunup bulunmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çıkabilecek çelişkiler yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalıdır. Davalı tarafın murisi ...'ya bırakılan taşınmazların kadastro sırasında nasıl işlem gördüğü araştırılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 13.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.