MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu Alidede Köyü çalışma alanında bulunan 121 ada 9 parsel sayılı 6688,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kayıdı nedeniyle ... ve arkadaşları adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... irsen intikale dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının feragati nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davadan feragat HMK'nın 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Feragat, davayı kesin hükümle sona erdiren taraf işlemlerinden olup, geçerliliği için mahkeme tarafından kabul edilmesine gerek yoktur. Mahkeme, davacının beyanının gerçekten feragat niteliğinde olup olmadığını bir başka ifade ile "hakkın özünden vazgeçmeye ilişkin" olup olmadığını ve kanunun öngördüğü şekilde yapılıp yapılmadığını araştırmakla yükümlüdür. Somut olayda, mahkemece davacının sunmuş olduğu 08.01.2013 tarihli dilekçede yer alan “bu sebeple 9 numaralı parsel dava kapsamından çıkarılması gerekmektedir” beyanı, davadan feragat olarak nitelenmişse de dilekçenin devamında “babamdan intikali mevcut taşınmazlar hesaplandığında tarafıma düşen hisse çok düşüktür. Bu sebeple yeniden hesaplanması gerekmekte 8, 9 ve 10 numaralı parseller hissemin olduğu taşınmazlardır. Kadastro hesapları yanlış yapmış ve düzeltilmesi gerekmektedir.” beyanı ve dosyadaki davacı beyanları bütün olarak değerlendirildiğinde davacının iradesinin feragat olduğu konusunda tereddüt bulunmakta olup mahkemece bu husus davacıya açıklattırılmamıştır. Davacının beyanının feragat mahiyetinde olup olmadığı açıkça ortaya çıkarılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşabilmek için, mahkemece, davacı duruşmaya çağrılarak gerçek iradesi tespit edilip, dilekçedeki beyanları açıklatılması ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.