MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro çalışmaları sırasında ... çalışma alanında bulunan, 51 parsel sayılı taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, süresi içerisinde dava açılması sebebi ile tutanak kesinleşmemiş, ancak daha sonra dava dosyasına ve tutanağa ulaşılamamış, tapu kütüğünde malik hanesi açık olduğundan bahisle Tapu Kadastro Müdürlüğü'nün yazısı üzerine 1991 yılında taşınmaz hakkında yeniden kadastro tutanağı düzenlenerek 1407 parsel numarası altında günlük ormanı ve tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, bu tespite karşı kişiler tarafından kadastro tespitine itiraz davası açılmış, dava devam ederken çekişmeli taşınmaz hakkında kullanım kadastrosu tutanakları tanzim edilmiştir. Davacı ... vekili, çekişmeli 1407 parsel içerisinde kalan yerlerle ilgili kullanım kadastrosu çalışması yapıldığını ancak 1407 parselin tespitine itiraz edildiğini ve davanın halen derdest olduğunu belirterek dava açmış ve çekişmeli parsel ile ilgili olarak yapılan kullanım kadastrosu işleminin iptali ile çekişmeli taşınmazın davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı ve davada taraf ehliyeti olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamından 1407 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin kadastro mahkemesinde davalı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, aynı taşınmaz hakkında Ortaca Kadastro Mahkemesi'nin 1994/43 Esas sayılı dosyasında da dava konusu taşınmaz ile ilgili dava açıldığı anlaşılmakta olup, aynı taşınmaz hakkında açılan davaların en kısa zamanda ve en az masrafla görülmesi ve kararların birbiri ile çelişmemesi için birlikte görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle aynı parsel hakkındaki derdest dava dosyalarının irtibat nedeniyle birleştirilmesi, bundan sonra tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 30.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy