MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Yukarıtepecik Köyü çalışma alanında bulunan 116 ada 10 parsel sayılı 3.140,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... irsen intikal, pay satışı iddiasına dayanarak (taşınmazın 3/4 payının adına, 1/4 payının ise kardeşi ...) adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün 3/4 payının davacı ... adına, geriye kalan payının ... mirasçısı... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava dilekçesi davalının dava dilekçesinde bildirilen adresine aynı çatı altında oturduğu belirtilmek suretiyle annesi Yeter Ayanoğlu adına yapılmış, davalı taraf yargılama süresince davaya katılamamış, ancak yargılama sonucu verilen kararın Mernis adresine tebliğ edilmesi üzerine aleyhine açılan davadan haberdar olarak kararı temyiz etmiştir. Dosya kapsamına göre davalı ...'nun annesi ile aynı çatı altında oturmadığı anlaşılmakta olup, bu durumda davalıya yargılama aşamasında yapılan tebligatlar usule uygun olmadığından taraf teşkilinin usulüne uygun şekilde sağlandığından söz edilemez. Taraf teşkili dava şartı olup, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilerek karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek usulünce taraf teşkili sağlanmak, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delilleri toplanıp, araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre kadastro hakiminin sicil oluşturma görevi bulunduğu halde taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü hakkında hüküm kurulup geriye kalan bölümüne ilişkin hüküm kurulmaması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.