MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında 169 ada 4 parsel sayılı 191.26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ve üzerindeki kargir binanın Hasan ve ...’nin müşterek olarak kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın yüzölçümünün 270 m2 olması gerekirken davalının bitişikte bulunan taşınmazını genişletmesi sonucu yüzölçümünün eksik ölçüldüğünü belirterek taşınmazın yüzölçümünün 270 m2 olarak düzeltilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin “taşınmazın 3/4 ünün ..., 1/4 ünün ...’nin fiili kullanımında, üzerindeki binanın 1/2 oranı ile Mehmet ve ...’nin 1980 yılından beri müştereken fiili kullanımında olduğunun yazılarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tarafların sulh olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı dilekçesinde kendisi ve davalı ... lehine zilyetlik şerhi verilen 169 ada 4 sayılı parselin yüzölçümünün eksik ölçüldüğü iddiası ile bu davayı açmıştır. Dava dilekçesinde ayrıca bu eksikliğin de davalıya ait bitişikte bulunan parselin genişletilmesinden kaynaklandığını belirtmiştir. Yargılama sırasında davacının dava konusu ettiği parselin 169 ada 5 sayılı parsel olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece davalının keşif sırasındaki “dava konusu taşınmazın arsasının 1/4 payının kendi adına, 3/4 payının davacı adına müşterek zilyet olarak tesciline muvafakat ediyorum” şeklindeki beyanına itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak dava esasen 169 ada 5 sayılı parselin kullanım kadastrosuna itiraz mahiyetindedir. 169 ada 5 sayılı parselin Dairemizce dosya arasına getirtilen tutanak örneği ve tapu kaydına göre beyanlar hanesinde kullanıcı olarak davalının eşi Hatice Demirci ile çocukları Serken Demirci ve Gülşen Karaçöp’ün yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken davanın konusu olmayan 169 ada 4 sayılı parsel hakkında davanın gerçek hasmı olmayan kişinin sulh beyanı ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy