MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Boztopraklı Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 92 parsel sayılı 2944.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... oğlu ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... oğlu ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında 1891 doğumlu ... oğlu ... terekesine temsilci olarak atanan ... ile bir kısım mirasçılar, çekişmeli taşınmazın ortak muristen intikal ettiği iddiasıyla davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ve müdahillerin davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... oğlu ... vekili ve 1891 doğumlu ... oğlu ... terekesi temsilcisi ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, çekişmeli taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmış, ..., ... ve ... çekişmeli taşınmazın 1960 yılında ölen ortak muris ... oğlu ...’den intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak davaya katılmışlar, yargılama sırasında müdahillerden ... 1960 yılında ölen muris ... terekesine temsilci olarak atanmış, davacı temyiz dilekçesiyle çekişmeli taşınmazın ... mirasçıları adlarına tescilini istemiştir. Davalı, taksim savunmasında bulunmayıp, çekişmeli taşınmaz üzerindeki yapıların kendisi tarafından yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişiler çekişmeli taşınmazın öncesinin ... oğlu ...’e ait iken O'nun ölümü ile oğlu ... tarafından kullanıldığını ve ...’nin sağ olduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın ... oğlu ...’den, ... oğlu ...’ye intikal ettiği ve davacı ile müdahillerin davasının kişisel hakka dayalı olduğu ve zilyetlikle iktisap koşulları da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; gerek mahalli bilirkişi beyanlarında gerekse kararın gerekçesinde belirtilen ve sağ olan ... ...; 2009 yılında ölen ... evladı olup, 1960 yılında ölen kök muris ... oğlu ...’nin torunudur. Yanılgılı değerlendirme ile karar verilemez. Sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yerel bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak; çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu özellikle 1960 yılında ölen ... oğlu ...’den gelip gelmediği, adı geçen kişiden geldiğinin anlaşılması halinde terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise kime düştüğü ayrıntılı ve olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ondan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, 1891 yılında doğup 1960 yılında öldüğü nüfus kayıtları ve Sulh Hukuk Mahkemesi’nin terekeye temsilci atanmasına ilişkin kararında açıkça anlaşılan ... oğlu ...’nin sağ olduğu kabul edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı ... oğlu ... vekili ve 1891 doğumlu ... oğlu ... terekesi temsilcisi ...’ın temyiz istemleri açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacı ve tereke temsilcisine iadesine, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.