MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı; kayden maliki olduğu 9281 ada 42 parsel sayılı taşınmazında davalı Belediyece 23.01.2004 tarih ve 2004/120 sayılı Encümen kararıyla yapılan imar uygulaması sonucunda 4558 ada 1 sayılı imar parselinde paydaş kılındığını, ancak bu uygulamanın idari yargı yerinde iptal edildiğini, daha sonradan gerçekleştirilen ikinci ve üçüncü imar uygulamalarının da iptal edildiklerini, böylece imar parselinin sicil kaydının yolsuz tescil durumuna düştüğünü ileri sürerek, tapu iptali kadastral mülkiyet durumunun ihyası ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda "davanın konusu kalmadığından istek hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına" karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastral parselin ihyası isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının kayden maliki olduğu (eski 9281 ada 42 parsel) yeni 1056 ada 81 parsel sayılı taşınmazda imar uygulaması yapılarak davacının 4558 ada 1 sayılı imar parselinde paydaş kılındığı, ne var ki, anılan şuyulandırma işleminin idari yargı yerinde iptal edildiği ve yargılama sırasında da geri dönüşüm suretiyle 1056 ada 121 sayılı parselin davacı adına tescil edildiği ve böylece davanın konusunun kalmadığı Mahkemece belirlenmek ve benimsenmek suretiyle davalı ... yönünden “davanın konusu kalmadığından istek hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak; davalı ...’nün imar uygulaması yapılmasında herhangi bir katkısı ve sorumluluğu bulunmadığı gibi, kayıt maliki de değildir. O halde, anılan idareye husumet yöneltilemeyeceği, başka bir ifadeyle bu idarenin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı açıktır. Hal böyle olunca, davalı ... bakımından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi ve kendisini vekille temsil ettirdiğinden lehine vekalet ücreti takdir ve tayini gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurularak vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.