MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 71 ada 18 parsel sayılı 38132.38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz T.Evvel 306 tarih ve 44 sıra numaralı tapu kaydının hudutlarının bilinememesi nedeniyle hak kaybına neden olmamak için Kadastro Komisyonuna sunulmuş, Kadastro Komisyonunca müştereken tapu malikleri ölü ... efendi ..., ... oğulları ... ve ... adına tespit edilmiş, iki aylık ilan süresi içinde Osmancık Belediyesi ve ...’in itirazı üzerine, Kadastro Komisyonunun 31.10.1980 tarihli kararı ile; Osmancık Belediye Başkanlığının itirazının reddine, ...’in itirazının kısmen kabulüne ham toprak halinde iken emek ve masraf sarfı ile tarla haline getirildiği, iki kısma ayrıldığı her bir parça üzerinde 20 yılı aşkın zilyetliğin bulunduğu gerekçesi ile 1975 tarih ve 25 sayılı Kaymakamlığın men kararı ve şimdiki tasarruf şekline uyularak parsel iki parçaya bölünmek suretiyle doğudaki kısmın 46 parsel sayısı altında tarla vasfı ile verasette iştirak şeklinde ... efendi oğlu ... mirasçıları adına, batı kısmının ise 71 ada 18 parsel sayısı altında tarla vasfı ile ... adına tesciline, ancak Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil ve men'i müdahale davası açıldığından dava sonuna kadar tescil edilmemesine karar verilmiştir. Kadastro tespitinden önce Davacı ... Başkemer’in, davalı ... Belediyesi ve Hazine aleyhine açtığı tescil davası ile davacı ... Başkanlığının ... aleyhine açtığı men'i Müdahale davası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacılar ... ve ..., davalı ... Başkemer aleyhine irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak komisyonca 18 sayılı parsel olarak tespit edilen kısmın da adlarına tescil istemi ile Kadastro Mahkemesinde dava açmışlardır. Tescil ve men'i müdahale davasının yargılaması sırasında ... ...oğlu ... Mirasçıları ... ve arkadaşları, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ...ise, ...’den noter senedi ile 8000 metrekarelik kısmı satın aldığı iddiası ile davaya katılmışlardır. Kadastro Mahkemesinde devam eden yargılaması sırasında ise ... ...’nın satın aldığı kısımdan 4000 metrekarelik kısmını senet ile satın aldığı iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek ve usule ilişkin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; kadastro tespitinin iptali için açılan davanın reddine, çekişme konusu 38132.38 metrekare yüzölçümündeki 71 ada 18 sayılı parselin Osmancık Kadastro Müdürlüğünün 31.10.1980 tarih ve 539 sayılı komisyon kararı gibi 71 ada 18 ve 46 parseller olarak bu parsellerin tespit malikleri adına tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... vekili, katılanlar ...mirasçısı ... ve ... ..., katılan ...mirasçısı ... vekili, dahili davalılar İbrahim, ..., ..., ... ve ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın katılan ... ve paydaşlarının dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı kanıtlanamadığı gibi kamu malı niteliğindeki mera da olmadığı, lehine tescil kararı verilenler yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleşmiş olduğu, dosya içeriği, kararın dayandığı deliller, yasaya uygun gerektirici nedenlerle anlaşıldığına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ..., davalı ... ile katılanlar ...mirasçısı ... vekili, katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, davaya katılan ...dava konusu taşınmazın Kadastro komisyonunca 18 parsel olarak belirlenen bölümünden 8.000 metrekarelik kısmını 27.10.1980 tarihli noter senedi ile yine katılan ... ... da ...’nın ...’den satın aldığı taşınmazın bir bölümünü 1998 tarihinde ...’dan satın aldığını ileri sürerek davaya katılmışlardır. Buna göre adı geçenler kadastro tespit gününden sonra doğan hakka dayanmaktadırlar. Kadastro tespit gününden sonra doğan haklarla ilgili davalara bakma görevi 3402 sayılı Yasa'nın 25. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinin görevi dışında olup genel mahkemelere aittir. Hal böyle olunca mahkemece katılan ...ve ... ...’ın davaları yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu kişiler yönünden de davanın esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olup katılanlar ...mirasçısı ... ve ... ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde ilgililere iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy