MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "ziraatçi bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) harfleriyle gösterilen bölümü bakımından belirtilen özellikler ve saptadığı nitelikler dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, takdiri delil niteliğinde bulunan yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacının çekişmeli taşınmaza komşu 2510 sayılı parseli 1997 yılında Hazineden satın aldığına göre davacının dava konusu taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin en erken 1997 tarihiden sonra başlayacağı ve lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluşmayacağı düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz bulunduğuna" değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, 29.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.