MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1967 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2906 sayılı parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiş, komisyona yapılan itiraz neticesinde komisyonun 31.05.1967 tarih, 1967/146 sayılı kararı ile çekişmeli 2906 sayılı parselin 105.500 metrekare yüzölçümü ile davalı ... adına tespitine karar verilmiş, komisyon kararının kesinleşmesinden sonra 02.01.1968 tarihinde tescil edilmek üzere Tapu Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmiştir. Tutanak aslı ve ilgili belgelerin Tapu Sicil Müdürlüğünde kaybolması sebebiyle çekişmeli taşınmaz tespit maliki adına tescil edilmemiş, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün talimatı üzerine çekişmeli taşınmazın tutanağı ihya edilmiş ve askı ilanına çıkarılmıştır. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda tutanağın kesinleşmesi sebebiyle kadastro mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 2906 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği ve 24.06.1967 yılında Tapu Sicil Müdürlüğüne devredildiği, evrakın Tapu Sicil Müdürlüğünde kaybolması nedeniyle tutanağın ihya edildiği, tutanağın ihya edilmesinin ... ya da taraflara yeniden kadastro mahkemesinde dava açma hakkını bahşetmeyeceği, tespit tutanağı kesinleştikten sonra hukuk mahkemesinin görevli hale geldiği kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de; yapılan değerlendirme yasaya aykırı bulunmaktadır. Çekişmeli 2906 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının Tapu Sicil Müdürlüğünde kaybolması sebebiyle tapuya tescilinin yapılamadığı ve halen taşınmazın sicili açık bulunduğuna ve elde tescile esas teşkil edebilecek belge bulunamadığına göre kadastro mahkemesinin görevi devam eder. İşin esası incelenerek sicilin kadastro mahkemesince doldurulması zorunludur. Bu aşamada kadastro mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi sicil oluşturulmasını imkansız hale getirir. Bu nedenle mahkemece tarafların delilleri toplanarak ve usulen araştırma, inceleme ve uygulama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Kabule göre de Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi göz ardı edilerek görevsiz mahkemece yargılama giderlerine hükmedilmesi de isabetsiz olup, davacı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.