MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar, kadastro sırasında murisleri adına tespit ve tescil edilen 195 parsel sayılı taşınmazın taksimi ve ifrazı sonucu oluşan 567, 568 ve 569 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün yol niteliği ile tescil harici bırakıldığını öne sürerek, söz konusu bölümün adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tescil harici bırakılan yer hakkında kadastro tespitinden önceki sebeplere dayalı olarak dava açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Anılan yasa maddesinde yer alan düzenleme, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağına ilişkindir. Bir başka ifade ile hakkında tutanak düzenlenmeyen yerler hakkında açılacak davalar, bu düzenlemede yer almamaktadır. Davacılar, 195 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 567, 568 ve 569 parsel sayılı taşınmazların devamı niteliğinde bulunan bölümü hakkında tutanak düzenlemeyerek tescil harici yol boşluğu olarak bırakıldığını ileri sürerek adlarına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mülkiyet iddiası ile dava açmışlardır. Mülkiyet hakkı mutlak ayni haklardan olup, her zaman, herkese karşı ileri sürülebilir niteliktedir. Bu hakkın ileri sürülmesi ancak yasa ile sınırlanabilir. Yukarıda belirtildiği gibi sözü edilen kısıtlamanın da somut olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde davacılara iadesine, 03.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy