MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğine değinilerek, taşınmaz başında yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılarak ...’a isabet eden bölümden ... 3. Noterliği’nin 30.5.1977 tarihli "düzenleme şeklinde" yapılan senedi ile ... ...’a satılan 1000 metrekarelik bölüm ve ... 1.Noterliğince 21.8.1975 tarihli "düzenleme şeklinde" yapılan senet ile ...’e satılan 70 metrekarelik bölümün tespit edilerek teknik bilirkişi tarafından düzenlenecek rapor ve krokisinde gösterilmesi; teknik bilirkişinin krokisinde gösterilecek 70 metrekarelik kısmın ifrazı ile ... mirasçıları adına, 1000 metrekarelik bölümün ise davalı ... ... adına tesciline karar verilmesi, temyiz edenlerin sıfatına göre ... ve ... ...’a isabet eden hisselerin ... payından düşüldükten sonra taşınmazın geri kalan bölümünün 16.10.2006 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen pay sahipleri adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar ve müdahillerin taleplerinin kabul ve redde ilişkin bölümleri Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinden bu konuda yeni bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava konusu 331 parsel sayılı taşınmazın 70 metrekareye tekabül eden 19/9216 payının ... mirasçıları adına, 1000 metrekareye tekabül eden 265/9216 payının da ... ... adına tesciline, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 70 metrekarelik bölümün ... mirasçıları adına, (B) harfi ile gösterilen bölümün ... ... adına 331 parselden ayrılarak ekteki harita doğrultusunda tesciline, 331 parselin geriye kalan 33.690 metrekare yüzölçümü ile 8932 pay kabul edilerek geri kalan pay sahipleri adına hisseleri oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalı ... ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi kurulan hüküm, infazda tereddüt oluşturacak niteliktedir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerektiği gibi, kararın da infazda tereddüt oluşturmayacak nitelikte olması gerekir. Bozma kararında da değinildiği halde hükmün 2. ve 3. bentlerinde yine ... mirasçıları ile ... ... adlarına paylı tescil hükmü kurulmuş ve 4. bentte bu kez (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımların adı geçen şahıslar adına tesciline dair karar verilerek çelişki oluşturulmuştur. Ayrıca 4. bentte atıf yapılan bilirkişi raporlarının hangi raporlar olduğu açıklanmadığı gibi, (B) harfiyle gösterilen bölümün yüzölçümünün de gösterilmemesi, yine hükümde, Mustafa Habire mirasçıları için atıf yapılan veraset ilamının hangi ilam olduğu açıklanmadığı gibi, adlarına tescil kararı verilen bir kısım kişilerin soyisimleri “Gebecelioğlu” olduğu halde “Gebecioğlu” olarak yazılması da doğru olmamıştır. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
18.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy