(3402 S. K. m. 16, 18)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 102 ada 32 parsel sayılı 4167.59 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Alaybeyli Köyünün kadim merası olması ve İl Mera Komisyonunca mera olarak belirlenen alanda kalması nedeniyle orta malı mera olarak sınırlandırılarak tespit edilmiştir. Davacılar M., O., Ö. ve A. C., yasal süresi içinde irsen intikal,taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin eşit paylarla davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; çekişmeli taşınmazın orta malı mera niteliğindeki yerlerden olup olmadığı, değil ise davacılar yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Çekişmeli taşınmazın komşu taşınmazları incelendiğinde; çekişmeli taşınmazın güneyindeki yoldan sonra 147 ada 1 parsel sayılı ham toprak niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş taşınmaz ile 147 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı belgesiz olarak kişiler adına tespit edilmiş taşınmazların bulunduğu görülmektedir. Yine; çekişmeli taşınmazın doğusundaki yoldan sonra 102 ada 134 parsel sayılı belgesiz olarak kişiler adına tespit edilmiş taşınmaz ile 102 ada 137 parsel sayılı hükmen mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş taşınmazların bulunduğu görülmektedir. Çekişmeli taşınmaza kuzey ve kuzeybatı yönlerden ise 102 ada 31 ve 135 parsel sayılı taşınmazlar komşu olup bu taşınmazların tespitlerinden 11.02.1967 tarih 11 numaralı ve 23.03.1976 tarih 22 numaralı tapu kayıtlarının uygulandığı anlaşılmaktadır. Tarafların arasındaki uyuşmazlığın çözümü yönünden büyük önem taşıyan 102 ada 31 ve 135 parsel sayılı taşınmazlara uygulanmış tapu kayıtları incelendiğinde; aynı kökten geldikleri ve güney hududunda meradan açılan yer okudukları anlaşılmaktadır. Mahkemece 102 ada 31 ve 135 parsel sayılı taşınmazlara uygulanmış tapu kayıtlarının kök kaydı olan 03.04.1961 tarih 4 numaralı tapu kaydının tesciline esas olan Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.07.1960 tarihli ve 205/268 sayılı tescil ilamı ile tescil krokisi dosya içine getirtilerek uygulanmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; bulunabilmesi halinde Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.07.1960 tarihli ve 205/268 sayılı tescil dosyası ve tüm ekleri; tescil dosyasının bulunmaması halinde mahkeme kararı kartonu ile Tapu Müdürlüğündeki tescile esas belgeler arasından temin edilecek tescil ilamı ve tescil krokisi dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; 102 ada 31 ve 135 parsel sayılı taşınmazların dayanağını oluşturan tapu kayıtları, yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri ile uzman fen bilirkişi ile mahalline uygulanıp, kapsamı yöntemince belirlenmeye çalışılmalıdır. Bu tapu kaydının tesis miktarı 9000 m2 olup, miktarlarından çok fazla olarak 102 ada 31 ve 135 parsel sayılı taşınmazlara uygulandıkları anlaşılmaktadır. Tapu kaydının güney hududunda meradan açılan yer okuması ve tescil ilamında, bu dosyadaki davacılardan Ö., O. ve M. C. ile H. C.ın oğlu A. C.ın davacı olarak yer almaları nedeniyle tescil ilamının kendilerini bağlayacağı ve tescil ilamının kapsadığı yerin güneyinde kalan yerin meradan açılan yer olduğunun kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca, yapılacak keşifte 102 ada 31 ve 135 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının dayanağı tescil ilamının kapsamı, uygulanabilir krokisi varsa krokisi uygulanmak suretiyle; uygulanabilir krokisi yoksa sınırları tek tek uygulanmak ve özellikle A. Ç. ve H. S. yerlerinin nereleri olduğu belirlendikten sonra ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece belirtilen şekilde uygulama yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekili ile davalı Alaybeyli Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde Köy Tüzel Kişiliğine iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy