MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KULLANIM KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 164 ada 13 parsel sayılı 402.60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde “6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve “taşınmaz bahçe ve üzerindeki kargir binanın 1994 yılından beri ... evladı ...'nun kullanımında olduğu” şerhi verilerek Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Davacı ...; beyanlar hanesinde “...” olarak yazılan soy isminin “...” olarak düzeltilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 164 ada 13 sayılı parselin beyanlar hanesinin “... oğlu ...” olarak tashihine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydındaki zilyetlik şerhinde isim yanlışlığının düzeltilmesine ilişkin olup bu tür davalar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382/2-ç-l maddesi kapsamında olmakla mahkemenin bu yöndeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak gayrimenkule ilişkin olup Hazineye karşı ispat yükümlülüğü bulunan ve özen gösterilmediğinde mülkiyet değişikliği sonucunu doğurabilecek olan bu tür davalarda mahiyeti gereğince tahkikat yapılmadan karar verilmesi mümkün olmadığı gibi somut olayda da olduğu üzere tahkikat sonucu gelen yazı cevaplarının duruşma açılarak taraflara okunup diyecekleri sorulmadan karar verilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/1. maddesi kapsamında kabul edilip duruşma açılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...