MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Gümüşsuyu Mahallesi çalışma alanında bulunan 1871 ada 33 parsel sayılı 253,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde “6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve "taşınmaz bahçe üzerindeki bir katlı karğir evin 30 yıldan beri Aslan kızı ...'nun kullanımınında olduğu" şerhi verilerek ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ... taşınmazın fiilen kendisinin zilyetliğinde bulunması nedeniyle beyanlar hanesine kendisi lehine zilyetlik şerhi verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 1969 ada 33 sayılı parselin beyanlar hanesindeki kullanıma ilişkin beyanın iptali ile beyanlar hanesine ... kızı ... ...'nun kullanımındadır" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalının, davayı kabul beyanına değer verilerek beyanlar hanesinde davacının fiili kullanımında olduğu belirtilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline şeklinde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. ... adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhtesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle ... adına tescil edileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda, çekişmeli taşınmazın 20 yıldan beri davalı ...'nun kullanımında olduğu taşınmazın beyanlar hanesine yazılmıştır. Davacı, çekişmeli taşınmazın kullanım durumunun yanlış tespit edildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Her ne kadar davalı ... davayı kabul etmişse de, taşınmazın mülkiyeti Hazineye ait olduğuna göre, ileri sürülen zilyetlik iddiasının Hazineye karşı da kanıtlanması gerekir. Ne var ki, mahkemece, taşınmaz üzerinde kimin zilyet olduğunun tespiti için keşif yapılmamış, çekişmeli taşınmaz üzerindeki kullanım durumu yöntemince araştırılmamış, gerçek kişi davalının kabul beyanı ile yetinilerek karar verilmiştir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde yerel bilirkişi ve yöntemince belirlenecek taraf tanıkları ile keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Yasa'ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve tanıklara çekişmeli taşınmazın fiilen ve ne kadar süreyle kim veya kimler tarafından kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması, kabule göre de; dava konusu taşınmaz 1871 ada 33 sayılı parsel olduğu halde mevcut bulunmayan 1969 ada 33 sayılı parsel hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy