MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda ... Köyü çalışma alanında bulunan 4812 parsel sayılı 7725 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar murisi ... adına tespit edilmiş ve kadastro tespit tutanağı 19.03.1985 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ..., taşınmazın bir kısmına ilişkin satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 07.12.2010 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı ...'nin 1/25'lik miras payı yönünden davanın kabulüne ve 1/25 payın davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve bir kısım müşterekleri vekili ile davalı ... ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve tespitin kesinleştiği tarihle dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğine göre davacı tarafın temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece 1/25 pay yönünden davalı ...'nin kabul beyanı esas alınarak bu payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Ancak; 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bu sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın esasına girilerek karar verilmesi mümkün değildir. Öte yandan kabule göre de, kadastro tespiti davalılar murisi ... adına yapılıp kesinleşmiştir. Adı geçen, dava tarihinde ölmüş ise de tapu kaydı mirasçılarına intikal etmemiştir. Bu durumda terekenin iştirak halinde olduğu kuşkusuzdur. İştirak halinde mülkiyette mirasçıların payları belli olmadığından mirasçılardan birinin davayı kabul etmiş olmasının sonuç doğurmayacağının göz ardı edilmesi ve ayrıca dava taşınmazın bir bölümü hakkında açıldığı halde kabul beyanının ancak bu bölümle ilgili olacağı düşünülmeden taşınmazın tümü üzerinden anılan payın iptaline ve davacı adına tesciline karar verilmesi de isabetsiz olup, temyiz eden davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.