MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTAL VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sonucu ... Köyü kadastro çalışma alanında bulunan 118 ada 5 parsel sayılı 1.676,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı ve miras hakkına dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın dayandığı vakıaları ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç, dosya kapsamına uygun değildir. Dava, kadastro tespiti sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil isteğiyle açılmıştır. Çekişmeli taşınmaza ait tapu kayıt örneğinden, tespit tutanağının 02.02.2010 tarihinde kesinleştiği ve davalı ... adına tapu kaydı oluştuğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tutanağının düzenlendiği 13.8.2009 tarihinden önce, davacı ... tarafından, çekişmeli taşınmaza yönelik olarak davalı ... aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde men'i müdahale davası açılmış olup mahkemenin 2008/612 Esas numarasına kaydedilen dava tespit gününde derdest bulunmaktadır. Kadastro tespit tarihinden önce, çekişmeli taşınmaz hakkında açılmış ve derdest bir dava bulunduğuna göre çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiğinden söz edilemez. Tespit tutanağının kesinleştirilmiş olması, hukuken bir sonuç doğurmaz. Hal böyle olunca uyuşmazlığın çözümünde Kadastro Mahkemesi görevli olup, görev hususu yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 24.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy