MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ...., Köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 3 parsel sayılı 975,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilmek suretiyle ...., adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, taraflar yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının reddine, müdahil Hazinenin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müdahil Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin iradi olarak terk edilmesi ve taraflar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen edinme koşullarının oluşmadığı kabul edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerden bir kısmı ile tespit bilirkişisi beyanlarında, çekişmeli taşınmazın hiç kullanılmadığını ve boş olduğunu; mahalli bilirkişilerden bir kısmı ile davacı tanığı ise beyanlarında, taşınmazın davacının babası ...., tarafından harman yeri olarak kullanıldığını; 9.5.2010 tarihli ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın tarımsal niteliğinin bulunmadığı, 8.6.2012 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın 3. sınıf tarım arazisi olduğu belirtilmek suretiyle hem beyanlar arasında hem de iki rapor arasında çelişki yaratılmıştır. Mahkemece, keşifler sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile ziraat bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışılmamış, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresinin yöntemince araştırılmamış ve kadastro tespitine aykırı sonuca ulaşıldığı halde tüm tespit bilirkişileri dinlenilmeden karar verilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; tarafsız kişiler arasından belirlenecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tüm tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın hangi tarihten beri kim veya kimlerin zilyetliğinde olduğu, zilyetliğin kimden kime ve ne şekilde geçtiği, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin kesintiye uğrayıp uğramadığı, zilyetliğin iradi olarak terk edilip edilmediği gibi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için aydınlatılması gereken tüm hususlar etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulundan, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirten ve önceki raporları irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı, kadastro tespitlerine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde ise, tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalı, keşfe katılacak fen bilirkişisinden yapılacak keşif ve uygulamayı gösterir ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, taşınmazın kim veya kimlerin zilyetliğinde olduğu, zilyetliğin kimden kime nasıl geçtiği, zilyetliğin iradi olarak terk edilip edilmediği, taraflar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususları tartışılarak bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, taraf vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.