MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu Garipçe Köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 112 ada 2, 128 ada 15, 221 ada 1 parsel sayılı 3528,14, 2899,84 ve 788,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına, 103 ada 97 parsel sayılı 12975,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına, 166 ada 13 parsel sayılı 2221,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 104 ada 101 parsel sayılı 36214,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazların kök muris ...’dan geldiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 112 ada 2, 128 ada 15, 221 ada 1, 103 ada 97 ve 104 ada 101 sayılı parsellerin tapu kaydının iptali ile, davacının miras payı oranında adına tapuya tesciline, çekişmeli 166 ada 13 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1313,67 m2'lik bölümünün tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline, kalan bölümünün tapu kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı ...’ın temyiz itirazlarının reddiyle dava konusu 112 ada 2, 128 ada 15, 221 ada 1 ve 166 ada 13 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davalı ...’ın 104 ada 101 ve 103 ada 97 parsel sayılı temyiz itirazlarına gelince; davacı, çekişmeli taşınmazların muris ...'ya ait olduğu, ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği ve terekesinin taksim edilmediği iddiasına dayanarak “miras payının adına tescili” istemiyle dava açmıştır. 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesi uyarınca mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Yine, miras taksim edilinceye kadar mirasçıların tereke üzerindeki hakları elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabidir. Mirasçıların birbirlerine karşı açtıkları davalarda, “miras paylarının adlarına tescilini” talep edebilmeleri mümkün ise de yukarıda açıklanan hükümler nedeniyle mirasçıların 3. kişilere karşı, taşınmazı terekeye döndürmek istemiyle açacakları davaları birlikte açmaları zorunlu bulunduğu gibi, mirasçılardan bir veya birkaçının sadece kendi miras paylarının adlarına tescili istemiyle 3. kişilere karşı dava açabilmelerine de yasal olanak yoktur. Somut olayda temyiz eden davalı ..., muris ...’nın torunu ise de, babası ... olduğundan, ... mirasçısı değildir. Başka bir anlatımla davalı ..., terekeye göre 3. kişi durumundadır. Yukarıda açıklanan ilkeler karşısında davacının, 3. kişi Memduh’a karşı “miras payının adına tescili” istemiyle dava açması mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davalı ...’ın temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile çekişmeli 104 ada 101 ve 103 ada 97 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy