MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Akçaalan Köyü çalışma alanında bulunan 110 ve 111 parsel sayılı 1450 ve 700 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro sırasında kişiler adına tespit ve tescil edilmiş, 3302 sayılı Yasa'ya göre yapılan 2/B çalışmaları sırasında beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilmiş, Hazine tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonunda tapu kaydının iptali ve Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazları 05.04.2011 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile son kayıt maliki ...’dan satın aldığını belirterek dava konusu taşınmazların 6292 sayılı Yasa kapsamında hak sahibinin kendisi olduğunun tespitine karar verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların zilyetliklerinin ve 6292 sayılı Yasa kapsamında hak sahibinin davacı olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının geçerli bir sözleşmeye dayanarak taşınmazda hak sahibi olduğu ve dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı taşınmazı Hazine’den önceki son kayıt malikinden gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını belirterek 6292 sayılı Yasa kapsamında hak sahibi olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece bir taşınmazda fiili kullanıcı olup olmadığının belirlenmesi için o taşınmazla ilgili olarak fiili kullanım durumunun 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde kapsamında kullanım kadastrosu yapılıp tutanak düzenlenmesi ya da bu amaçla güncelleme çalışmalarının yapılması gerekir. Somut olayda; yapılan araştırma sonucu dava konusu taşınmazlarla ilgili böyle bir çalışma yapılmadığı anlaşıldığına göre; mahkemece, Hazine hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; tapu kayıt maliki olmayan ve tapu kaydının beyanlar hanesinde lehine zilyetlik şerhi de bulunmayan davalı ... hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğinin göz ardı edilmesi de isabetsiz olup, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davalı ...'a iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.