MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu Yedigöl Köyü çalışma alanında bulunan 240 ada 30, 368 ada 5, 401 ada 2, 402 ada 1, 2, 417 ada 4, 420 ada 1, 422 ada 1, 440 ada 210, 220, 468 ada 76 parsel sayılı 3654.70, 64.61, 16, 70.18, 61.08, 545.44, 63.40, 475.31, 2311.27, 2271.53, 542.28 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 240 ada 30 parsel sayılı taşınmaz Ali Danış, 402 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ..., 368 ada 5, 401 ada 2, 402 ada 1 ve 420 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ..., 417 ada 4 , 440 ada 210 ve 468 ada 76 parsel sayılı taşınmazlar payları oranında ... ve ..., 422 ada 1 parsel sayılı taşınmaz payları oranında ..., ... ve ..., 440 ada 220 parsel sayılı taşınmaz payları oranında ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların ortak muristen geldiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak miras payı oranında adına tescil kararı verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 240 ada 30, 368 ada 5, 347 ada 29, 401 ada 3 parsel sayılı taşınmazıların l/2 payının davacı ... adına tesciline, çekişmeli, 401 ada 2, 402 ada 1, 2, 417 ada 4, 420 ada 1, 422 ada 1, 440 ada 210, 220, 468 ada 76 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların ortak muris ... tarafından 14.12.1959 tarihli vasiyetname ile davalı ...'e bağışlandığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların öncesinin tarafların kök murisi ...'e ait iken O'nun 1968 yılında ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı ...'ın kök muris ...'in mirasçısı olup olmadığı, ortak muris ... tarafından torunları davalılar ...ye 14.12.1959 tarihli vasiyetname ile bağışta bulunup bulunmadığı, kök muris ...'in ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise bu yerin davalılara isabet edip etmediği konusundadır. Ne var ki, mahkemece bu hususlar araştırılmadan karar verilmiştir. Eksik ve yetersiz araştırma ile hüküm verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı ...'ın ortak muris ... mirasçısı olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, davacı tarafa, ortak muris ... mirasçısısı olduğunu gösterir hasımlı veraset ilamı sunması için mehil verilmeli, davacı ...'ın ortak muris ... mirasçısı olduğu sonucuna varıldığı takdirde mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişilerden ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı davada menfaati olmayan tüm tanıklardan, çekişmeli taşınmazların ortak muris ... tarafından torunları davalılar ...ye 14.12.1959 tarihli vasiyetname ile bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanmış ise zilyetliğin devredilip devredilmediği, kök muris ...'in ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise bu yerin davalılara isabet edip etmediği, davalılara isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akıbetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 14.12.1959 tarihli vasiyetnamenin kapsamı yöntemine uygun olarak beilrlenmeli, usulüne uygun olarak açılıp açılmadığı araştırılmalı, usulüne uygun olarak açılmadığı sonucuna varıldığı takdirde bu vasiyetnamenin hukuken geçerli olup olmadığı hususu tartışıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, 410 ada 3 ve 347 ada 29 parsel sayılı taşınmazların mevcut olmamasına, 240 ada 30 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davacı tarafça 5.6.2012 tarihli keşifte davadan vazgeçilmesine rağmen bu taşınmaz hakkında davacı lehine tescil hükmü kurulması, 240 ada 30 ve 368 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden de taşınmazların yarı payına ilişkin davacı adına tescil hükmü kurulmasına rağmen, taşınmazların kalan bölümleri yönünden tescil hükmü kurulmaması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy