MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vs. vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "öncelikle 765 sayılı kadastral parselin çap kapsamı içerisinde kalan tüm imar parsellerinin kayıt maliklerinin tespit edilerek tamamının davada yer almalarının sağlanması, böylece taraf teşkili temin edildikten sonra, icra ihalesinden çekişme konusu 3651 parsel sayılı taşınmazdaki 1 ve 2 nolu bağımsız bölümleri satın alan davalının ediniminde iyiniyetli olduğu ve ediniminin korunması gerektiği hususu gözetilerek edindiği hakkın kadastral parsele oranlanmak suretiyle yansıtılarak davalıyı da taşınmazda paydaş kılmak suretiyle 765 sayılı parselin hukuki ve mülkiyet yönü itibariyle ihyasına karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda "taraf teşkili sağlanamadığından dava şartı eksikliği bulunduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastral mülkiyet durumunun ihyası isteğine ilişkin olup; mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma gereklerinin usulüne uygun olarak yerine getirildiği söylenemez. Hemen belirtilmelidir ki; bozma ilamına uyulmuş olmakla, orada belirtilen hususların yerine getirilmesi ve o doğrultuda işlem yapılması zorunlu hale gelir. Anılan bu husus, usuli kazanılmış hakkın bir sonucudur. Ancak, Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra 13.09.2012 tarihli oturumda “davacı vekiline Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bütün kat maliklerini davaya dahil etmesi için 1 ay kesin süre verilmesine” şeklinde ara karar verilip, sonraki celse, bu ara kararın yerine getirilmediği ve taraf teşkilinin sağlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiş ise de; öncelikle ihyası istenilen 765 sayılı kadastral parselin çap kapsamı içerisinde kalan tüm imar parsellerinin kayıt malikleri tespit edilmeksizin kesin süre verilmiş olması doğru olmadığı gibi, verilen kesin sürenin de usulüne uygun olmadığı açıktır. Bilindiği üzere; davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya Mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlemesi için hakime bırakmıştır. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletinde bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Öte yandan, kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde gereği hakim tarafından hemen yerine getirilmelidir. Somut olayda; Mahkemece verilen kesin sürenin anılan hususları içermediği açık olup, hukuki netice doğurmayacağı da tartışmasızdır. O halde; Mahkemece yapılacak iş, 765 sayılı parselin kadastral sınırları içerisinde kalan tüm imar parsellerinin kayıt maliklerinin tespit edilmesi ve ondan sonra yukarıda değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanması bakımından davacı tarafa, usulüne uygun olarak kesin süre verilmesi ile sonuçlarının hatırlatılması, taraf teşkilinin sağlanması halinde bozma ilamında belirtilen diğer hususlar da gözetilerek kadastral parselin ihyasına hükmedilmesinden ibarettir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 990.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 10.12. 2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy