MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
7529 ve 7530 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tespiti sırasında ölçü hatası yapıldığı kabul edilerek kadastro komisyonu kararı ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi gereğince Kozluca Köyü çalışma alanında davacı ... ve müştereği adına tapuda kayıtlı bulunan 7529 parsel sayılı 23943 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümü 23945,03 metrekare, 7530 parsel sayılı 12425 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümü 12424,59 metrekare olarak düzeltilmiştir. Davacı ..., yapılan düzeltme işleminin hatalı olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme işlemi davacıya 24.09.2008 tarihinde bizzat tebliğ edilmiş, davacı 20.12.2010 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesi'nde bu işlemin iptali istemiyle dava açmış, mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinde öngörülen 30 günlük kesin süre içinde davanın açılmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Her ne kadar anılan madde hükmünde düzeltme işlemine karşı tebliğden itibaren 30 günlük sürede Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği, dava açılmadığında yapılan düzeltme işleminin kesinleşeceği belirtilmiş ise de, kesinleşen işleme karşı dava açılmasını engelleyen bir düzenleme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca yasanın öngördüğü 30 günlük süre geçtikten sonra, genel mahkemelerde de dava açma olanağı bulunduğunun kabulü gerekir. Ne var ki, 6100 sayılı H.M.K'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun malvarlığı hakkına ilişkin olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kuşkusuzdur. O halde mahkemece görevsizlik kararı verilerek karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.