MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... v.s. vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili; davacıların miras bırakanı ...’in kayden paydaşı olduğu 1193 ada 4 ve 31 parsel sayılı taşınmazlarda Kadıköy Belediyesi tarafından yapılan şuyulandırma işlemi sonucu davacıların murisinin binasının bulunduğu yerin, davalılar ... ve Kezban’ın miras bırakanı ... adına tescil edildiğini; ancak anılan idari işlemin iptali için dava açtıklarını ve bu dava görülürken taşınmazın satış suretiyle davalı ...’e temlik edildiğini, oysa, idari yargıda imar uygulamasına ilişkin Belediye Encümen kararının iptaline karar verildiğini ileri sürerek; satışın iptali ile davacılar adlarına tescil, olmadığı takdirde tazminat istemiyle dava açmış, yargılama sırasında çekişme konusu 3086 ada 10 sayılı imar parselinin el değiştirmesi nedeniyle yeni malikleri davaya dahil etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın usul yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; (608 iken) 1193 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davacılar ve dava dışı kişiler, 1193 ada 31 sayılı parselde de davacıların miras bırakanı ... ve dava dışı kişiler kayden paydaş bulunuyor iken, taşınmazların imar uygulamasına tabi tutulduğu ve davacıların payları ile murisleri ...’in payının bedele dönüştürüldüğü; 4 sayılı parsel paydaşlarından ...’ın payına karşılık olarak da dava konusu 3086 ada 10 sayılı parselin şuyulandırma ile ... adına 07.08.1995 tarihinde tescilinden sonra 28.10.1999 tarihinde intikal ile ... ve ...adına kaydedilip, 09.10.2003 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle temlik edildiği; yargılama sırasında da 06.09.2004 tarihinde dahili davalı ...’a, ondan da dahili davalı ...’a aynı yolla devredildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan; anılan parselasyon işleminin idari yargı yerinde iptal edildiği ve kararın derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği görülmektedir. Davacılar; davalı ...’a yapılan satışın iptali ve adlarına tescil, olmadığı takdirde tazminat istemiyle eldeki davayı açmışlardır. Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden davada kadastral parselinin ihyasının istenilmediği, davalı ...’a yapılan satışın iptali ve buna bağlı tescil talep edildiği sonucuna varılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; dava konusu imar parselinin sicil kaydının illetini teşkil eden idari işlem, idari yargı yerinde iptal edilmekle, sicil kaydının dayanaksız hale geldiği açıktır. Öyleyse, yolsuz tescil durumundaki imar parseli hakkında iptal ve tescil isteminde bulunulamayacağı da kuşkusuzdur. O halde, davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması isabetsiz ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, hükmün, gerekçesi açıklanan şekilde DÜZELTİLMEK suretiyle ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 990.00 TL vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, temyiz karar harcı peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığından, 10.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy