MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat Faruk Çelen, Avukat ... ... Belediyesi vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili; davacı şirketin kayden paydaşı olduğu 1532 parsel sayılı taşınmazın Belediyece 16.11.1999 tarih ve 99/300 sayılı Encümen kararıyla imar uygulamasına tabi tutulduğunu, ancak idari yargı yerinde açılan dava sonucu anılan işlemin iptal edildiğini ve kararın deracattan geçmek suretiyle kesinleştiğini ileri sürerek, tapu iptali ile imar uygulaması öncesi davacıya ait 14/3720 payın davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastral mülkiyet durumunun ihyası isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, davacının kayden paydaşı olduğu 1532 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulduğu ve davacı şirkete 487 ada 11 sayılı imar parselinin verildiği, aynı uygulama ile tescil edilen 487 ada 1 sayılı imar parselinin ise, 27.01.2003 tarihinde ifraz edildiği ve oluşturulan parsellerden 487 ada 12 parsel sayılı taşınmazın taksim ve satışlara konu olup, en son 20.12.2006 tarihinde satış suretiyle davalı ... adına kayıtlı olduğu; anılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptaline karar verildiği, ancak dosyada kararın kesinleşme şerhli onaylı suretinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, imar uygulamasının iptal edildiğini ileri sürerek; kadastral parselin ihyasına yönelik 1532 sayılı parseldeki payının adına tescili isteğiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece yapılan uygulama sonucu fen bilirkişi tarafından 1532 sayılı parsel sınırları üzerinde oluşturulan tüm imar parselleri gösterilmemiş; bu konuda davalı ...’nin 20.10.2011 tarihli yazısı ve eki haritada 1532 sayılı parselin konumu belirtilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, taraf teşkili dava şartlarındandır ve re’sen gözetilmesi gerekir. Öte yandan; imar parsellerinin dayanağı olan imar uygulamasının iptaline ilişkin kararın kesinleşmesiyle, imarla oluşan sicil kayıtlarının hukuki dayanağının ortadan kalkacağı ve illetten mücerret hale gelerek yolsuz tescil durumuna düşecekleri tartışmasızdır. Eldeki davada da kadastral parselin ihyası istenildiğine göre; mahkemece, öncelikle 1532 sayılı kadastral parselin çap kapsamı içerisinde kalan tüm imar parsellerinin kayıt maliklerinin tespit edilerek tamamının davada yer almalarının sağlanması, böylece taraf teşkili temin edildikten sonra, İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 31.05.2006 gün ve 2003/1657 Esas, 2006/1633 Karar sayılı iptal kararının kesinleşme şerhli onaylı suretinin getirtilmesi, iddia ve savunmalar doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması; ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına; Yargıtay duruşması için belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy