MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı; maliki olduğu 154 parsel sayılı taşınmazın 38.343 m2'lik kısmının kamulaştırma veya mülkiyeti değiştirecek hiçbir yasal işlem yapılmaksızın, dava dışı ... Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması sırasında Hazine veya Belediye arazisi gibi gösterilerek 109 ada 1 sayılı imar parselinin oluşturulduğunu ve yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ile eski hale getirilerek tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, “idari yolla hatanın düzeltilebileceği ve İdare Mahkemesine dava açılması gerektiği” gerekçesiyle “davanın reddine” karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
“Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalı ... Belediyesi tarafından davacının kayden maliki olduğu 154 parsel sayılı taşınmazın büyük bir kısmının, sanki tescil harici alanmış gibi başka bir sicil kaydı tesisi suretiyle imar uygulamasına tabi tutulduğu ve bu kısmın üzerinde 109 ada 1 sayılı imar parselinin oluşturulduğu sabittir. Yine anılan husus fark edilince geri dönüşüm ve 154 sayılı parselin 38.343 metrekarelik kısmında yeni bir imar uygulaması yapılmasına ilişkin 21.08.2009 tarih ve 2009/554 sayılı Encümen Kararı alınmış ise de, bu kararın yerine getirilmediği; bilahare 109 ada 1 sayılı parselin sınır değişikliği ile 2805 ada 1 sayılı parsel olarak tescil edildiği ve bu parselde davalı Hazinenin dava dışı kişilerle birlikte paydaş olduğu görülmektedir. Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre de davada, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayanıldığı açıktır. Bilindiği üzere; tapu sicilleri üzerinde mülkiyet hakkı değişikliği ancak malikin yapacağı hukuki işlem sonucu ya da maliki bağlayıcı ve kesinleşen mahkeme kararı ile mümkündür. Böylesi bir tapu iptal ve tescil davasının da Adli Yargının görev alanında kaldığı tartışmasızdır. O halde, diğer dava şartları da gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.