MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Doktor Ziya Barlas Mahallesinde kain 1460 ada 10 parsel sayılı 4579 metrekare yüzölçümlü taşınmazda davacıların miras bırakanları adlarına toplam 180/4913 pay kayıtlı iken, 2981 sayılı Yasa'nın 10/b maddesi uyarınca yapılan kadastro uygulaması ile aynı mahalle 3954 ada 32 sayılı ve 864.92 metrekare yüzölçümlü taşınmaz oluşturulmuştur. Davacılar, yapılan bu uygulama ile miras bırakanlarının paylarına isabet eden miktarın azaltıldığını, paydaş olan davalılar ...’nın maliki evvelleri lehine uygulama yapıldığını adı geçen davalıların bahçe duvarını yıkıp, 50 yılı aşkın süredir yol olan alanı kullandırmamaları üzerine yaptırdıkları ölçüm sonucu öğrendiklerini, taşınmazda 20 yılı aşkın zilyetliklerinin bulunduğunu ve evlerinin değerinin arsa bedelinden fazla olduğunu, lehlerine geçit hakkı tesisi de gerektiğini ileri sürerek, ... paylarının iptali ve adlarına tescil ile geçit hakkı tesisi yönünde iptal ve tescil istemiyle dava açmışlar, bilahare ıslah ve tavzih dilekçesiyle kısmi iptal ve tescil isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ıslah edilmiş davanın davalılar ... ve ... yönünden kabulüne ve dava konusu Meram İlçesi, Dr.Ziya Barlas Mah, 3954 ada, 32 parsel sayılı taşınmazdan 168/865 hissenin bu davalılar yönünden iptaline ve 168/868 hissenin 42/865 hissesinin davacı ..., 42/865 hissenin davacı ..., 42/865 hissenin ..., 42/865 hissenin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazda 243/865 hissenin davalı ... üzerinde bırakılmasına, 444/865 hissenin de davalı ... üzerinde bırakılmasına, Tapu Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1460 ada 10 parsel sayılı taşınmazda davacıların miras bırakanları ile dava dışı kişiler paydaş iken, 2981 sayılı Yasa'nın 10/b maddesi uyarınca yapılan kadastro uygulaması sonucu çekişme konusu 3954 ada 32 sayılı parselin oluşturulduğu ve kadastro tutanağının 20.02.1992 tarihinde kesinleştiği; 3954 ada 32 parsel sayılı taşınmazda davacıların miras bırakanları ile dava dışı kişiler paydaş iken, bu 3. kişilerin paylarının intikal ve satış işlemlerine konu olup, en son alım suretiyle davalılar ...’nın paydaş hale geldikleri, davacıların da adlarına intikal yaptırarak hissedar konumunda bulundukları, eldeki davanın ise 03.02.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; 2981 sayılı Yasa'nın 10/b maddesi “üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarak Valilik veya belediyelerin talebi üzerine: 1- Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu Kanunda belirtilen mülkiyet tespitine dair hükümler de uygulanarak, 2- Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen yetkiler kadastro müdürlüklerince kullanılarak, Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın: onayların alınmasına ve ilanların yapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir” şeklinde düzenlenmiş olup, somut olayda da yapılan işlem kadastro işlemidir. 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde “kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı” öngörülmüştür. O halde, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlenmeyle davalılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne hükmedilmiş olması doğru değildir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy