MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Çiftlik Köyü çalışma alanında bulunan 1566 ada 25 parsel sayılı 2.246,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca bahçe vasfıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kendisinin kullanımında olduğu iddiasıyla lehine zilyetlik şerhi verilmesi talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda mavi renkle gösterilen 2.143,12 metrekarelik bölümün davacının kullanımında, kalan bölümün yol olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı zilyetliği devir senedinin dava konusu taşınmazın dava edilen bölümünü kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasa'ya eklenen Ek 4. maddesi gereğince, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle ilgili kadastro tespiti sırasında, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceği düzenlenmiş olup, anılan bu düzenleme karşısında bu tür davalarda fiili kullanım durumunun ne şekilde olduğunun yöntemince araştırılması gerekir; Ancak mahkemece, dava konusu taşınmazda fiili kullanımın ne şekilde sürdürüldüğü yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın fiili kullanımına ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı ve bu şekilde dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı tarafından sürdürülen fiili zilyetliğin bulunup bulunmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy