MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Beldesi çalışma alanında bulunan 3046 parsel sayılı, 2.151,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ...'nin kullanımında olduğu ve taşınmazın (A) ile gösterilen 217,36 metrekaresi ve (B) ile gösterilen 160,46 metrekaresinin tamamının eylemli orman olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazdaki kullanıcı şerhinin iptali talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın eylemli orman olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. 26.04.2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. bendi, “Bu Kanuna göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2/B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmaz, açılmış ve devam eden davalar durdurulur. Durdurulan bu davalara konu taşınmazlar hakkında hak sahipleri veya ilgilileri tarafından bu Kanunda belirtilen süreler içinde gerekli başvuruların yapılmaması veya başvuru yapılmasına rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde mahkemelerce bu davalara devam edilerek genel hükümlere göre karar verilir.” hükmünü içermektedir. Ancak burada kullanılan “durma” kararı hukuk usulümüze yerleşik bir kavram değildir. Bu maddenin amacı, Hazinenin 2/B parsellerini satmayı planlaması ve taşınmazın Hazine yönünden hangi vatandaşın kullanımında olduğunun önem arzetmesi nedeniyle, Hazine tarafından ihtilaf çıkarılmaması ve taşınmazın hak sahipleri ya da ilgililer tarafından satın alınması halinde davanın konusuz kalacağından çekişmenin bu şekilde sonuçlandırılmasıdır. Ancak bilindiği gibi kullanım kadastrosu yapılmakla, 2/B olarak Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmazların geometrik şekilleri değişmekte, yeni parseller oluşmakta ve eski tapu kayıtları işleme tabi kayıt olma özelliğini kaybetmektedir. Kullanım kadastrosuna karşı askı ilan süresi içinde dava açılmakla kullanım kadastrosu parselinin kesinleşmesi önlenmekte ve tapuya tescil edilememektedir. Durma kararı verilmekle yetinilmesi halinde kullanım kadastrosu parselinin tapuya kaydı sağlanamayacak ve satış
işlemi de yapılamayacaktır. Bu nedenle, Hazine tarafından açılan davada” davanın durmasına “karar vermekle yetinilmemeli, sicilin de oluşturulması sağlanmalıdır. Hal böyle olunca Mahkemece Hazinenin davasının durdurulmasına, taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir dava bulunmadığından, çekişmeli taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tescili için kadastro tutanağının tapu müdürlüğüne gönderilmesine; tapu kaydına, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhine yönelik olarak Hazine tarafından kadastro mahkemesinde açılmış bir dava bulunduğu ve bu davanın 6292 sayılı Yasa'nın 9. maddesi uyarınca durdurulduğu şerhinin yazılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de davanın mülkiyete ilişkin olmadığı 2/B şerhine yönelik olduğu gözden kaçırılarak Hazinenin istemine yanlış anlam verilerek dava konusu taşınmazın mülkiyet durumunun kesinleşmiş olduğu da göz ardı edilerek dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.