MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Cumhuriyet Köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 4 parsel sayılı 764,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı 20 yıldan beri kimlik bilgileri tespit edilemeyen ...’ün fiili kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... taşınmazın kendi kullanımında olduğu ve kimlik bilgilerinin beyanlar hanesine yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın bahçe vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin 20 yıldan beri ... oğlu 1962 doğumlu ...’ün kullanımındadır şeklinde düzeltilmesine, beyanlar hanesindeki diğer hususların aynen bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Mahkemece; çekişme konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki "kimlik bilgilerine" ulaşılamayan ...'ün fiili kullanımda olduğuna dair şerhin ... oğlu 1962 doğumlu ... olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Mahkemece davacı ...'nün, tutanakta ismi geçen ... olup olmadığı yöntemince araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için beyanlar hanesinde ismi geçen ... ile davacının aynı şahıslar olup olmadığı hususunda zabıta araştırması yaptırılmalı, nüfus müdürlüğünden ... adında başka bir şahıs olup olmadığı araştırılmalı, mahalle muhtarlığından taşınmazın bulunduğu binanın kime ait olduğu ve mahallede ... adında başka kişi bulunup bulunmadığı sorulmalı, davacıya tanık göstermesi için süre verilip göstereceği tanıklardan tutanakta adı geçen ... ile davacının aynı şahıslar olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın ve üzerindeki binanın kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususları sorulup tespit edilmeli, aynı kişiler olduğunun anlaşılması halinde davanın kabulüne karar verilmelidir. Diğer taraftan; kullanım kadastrosu tespitine itiraz davalarında davalı sıfatı tespit malikiyle birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına şerh yazılan kişi ya da kişilere aittir. Somut olayda dava tespit maliki Hazine ye yöneltilmesi gerekirken, dava dilekçesinde Kadastro Müdürlüğü hasım gösterilmiştir. Ancak, dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenenin Kadastro Müdürlüğü değil, Hazine olduğu anlaşılmaktadır. Davacının tespit maliki olan Hazine yerine Kadastro Müdürlüğü hasım göstermesi şeklindeki yanılgısı temsilcide hata niteliğindedir. Hal böyle olunca, davanın davalı olarak Kadastro Müdürlüğüne yöneltildiğinden söz edilemez. Ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali vardır. Mahkemece temsilde yanılma hali re'sen gözetilerek, davanın tespit maliki Hazine'ye de yöneltilmesi için davacı yana olanak verilmeli, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devam edilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy