MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım Kadastrosu sırasında Fatih Mahallesi çalışma alanında bulunan 40 ada 40 parsel sayılı 182,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı 40 yıldan beri ...’ın fiili kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kendi kullanımında olduğu ve kimlik bilgilerinin beyanlar hanesine yanlış yazıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin ... oğlu ... olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir. Mahkemece; çekişme konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki ... adına olan kullanım şerhinin ... oğlu ... olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece davacı ...'ın tutanakta ismi geçen ... olup olmadığı yöntemince araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için beyanlar hanesinde ismi geçen ... ile davacının aynı şahıslar olup olmadığı hususunda zabıta araştırması yaptırılmalı, Nüfus Müdürlüğünden ... adında başka bir şahsın olup olmadığı araştırılmalı, mahalle muhtarlığından taşınmazın bulunduğu binanın kime ait olduğu ve mahallede ... adında başka şahsın bulunup bulunmadığı sorulmalı, davacıya tanık göstermesi için süre verilip, göstereceği tanıklardan tutanakta adı geçen ... ile davacının aynı şahıslar olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın ve üzerindeki binanın kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususları sorulup tespit edilmeli, aynı kişiler olduğunun anlaşılması halinde davanın kabulüne karar verilmelidir. Diğer taraftan; kullanım kadastrosu tespitine itiraz davalarında davalı sıfatı tespit malikiyle birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına şerh yazılan kişi ya da kişilere aittir. Somut olayda dava tespit maliki Hazineye yöneltilmesi gerekirken, dava dilekçesinde Kadastro Müdürlüğü hasım gösterilmiştir. Ancak, dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenenin Kadastro Müdürlüğü değil, Hazine olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının tespit maliki olan Hazine yerine Kadastro Müdürlüğü hasım göstermesi şeklindeki yanılgısı temsilcide hata niteliğindedir. Hal böyle olunca, davanın davalı olarak sadece Kadastro Müdürlüğüne yöneltildiğinden söz edilemez. Ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali vardır. Mahkemece temsilde yanılma hali re'sen gözetilerek, davanın tespit maliki Hazine'ye de yöneltilmesi için davacı yana olanak verilmeli, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devam edilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh düzeltilirken taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında kalan yerlerden olduğunun belirtilmemesi ve taşınmaz hakkında tescil hükmünün kurulmaması da isabetsiz olup, davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy