MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR: HAZİNE, ...
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 128 ada 280 parsel sayılı 25982,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne 128 ada, 280 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi Adem Tunç'un krokili raporunda (C) harfi ve kırmızı çizgi ile gösterilen 195,91 metrekarelik kısmının bu parselden ifrazı ve davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle Veli Özay mirasçıları adına veraseten iştirak halinde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece temyize konu taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen ve davalı Hazineye ait 128 ada 280 parsel içerisinde yer alan 195,91 m2'lik bölümün davacılar ve murisleri tarafından 20 yılı aşkın bir süre taşınmazın türüne göre ekonomik amaca uygun olarak tarım yapılarak kullanıldığı ve zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacı dava dilekçesinde, murisi adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın mirasçıların zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek dava açtığı halde davacının dayanağı tapu kaydı yöntemine göre uygulanmamış, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda tapu kaydının kapsamı ve dava konusu taşınmazın temyize konu bölümünün tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmemiş, uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için, tespit tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait (1982, 1992 ve 1997 yılları) stereoskopik hava fotoğrafları dosya arasına konulmalı, bundan sonra ziraat mühendisi ve jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, mahkemece davacı tarafın aynı tapu kaydına dayanarak dava dışı 226 parsel ile ilgili olarak da dava açtığı ve bu davada tapu kaydının kapsamı belirlendiği gerekçesi ile karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği de göz önüne alınarak, davacının dayanağı tapu kaydının temyize konu parsel ile birlikte Hafik Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/88 Esas tarihli dava
2013/9559-9147
dosyasında bulunan 17.8.2010 tarhili fen bilirkişisi raporunda dayanak tapunun (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen 5 parça taşınmazı da kapsadığı belirtildiğine göre bu taşınmazlara da yöntemince uygulanarak temyize konu bölümün tapu kapsamında kalıp kalmadığı hususu açıkca belirlenmeli, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalmaması veya bir bölümünün tapu kapsamı dışında kalması halinde, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmaz hava fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün ve kimden kime aktarıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.