MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(KADASTRO MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 136 ada 21 parsel sayılı 207,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, ... kızı ...’ın fiili kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişme konusu 136 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davacı ...’ın fiili kullanımında olduğunun tespitine ve kadastro tutanağında belirtilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile dava dışı hakkında kullanım şerhi verilen ... kızı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, niteliği itibariyle kullanım kadastrosu sırasında Hazine adına tespit ve tescil edilerek beyanlar hanesinde ... kızı ...'ın kullanımında olduğuna ilişkin şerh verilen taşınmazın beyanlar hanesinde davacı ...'ın fiili kullanımında olduğunun gösterilmesi istemiyle açılmış olup, kesinleşen kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindedir. Bu nitelikteki davaların tapu maliki Hazine ile birlikte lehine kullanım şerhi verilen kişi ya da kişilere yönelik açılması gerekir. Davacı tarafından lehine kullanım şerhi verilen ... kızı ... yerine adına kullanım şerhi verilmeyen... kızı ... hasım gösterilmiştir. Mahkemece, dava, adına kullanım şerhi verilen ...'a yöneltilmeksizin ...'a karşı sürdürülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davanın adına kullanım şerhi verilen ... kızı ...'a yöneltilmesi için davacı tarafa süre verilmeli, davanın ...'a yöneltilmesi halinde davaya devam edilip, tarafların delilleri toplanıp, değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmelidir. Diğer taraftan davanın ilk açıldığı Kartal Adliyesinde Kadastro Mahkemesi bulunmaması nedeniyle davaya Kadastro Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmasında bir aykırılık bulunmamakta ise de; adliyelerin birleştirilmesi üzerine dosyanın devredildiği İstanbul Anadolu Adliyesinde müstakil Kadastro Mahkemesi bulunduğuna göre dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesinin düşünülmemesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy