MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Sütlüce Köyü çalışma alanında bulunan 176 ada 4 parsel sayılı 2678,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iştiraken davalılar ... ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde davalıların adreslerinin verilen kesin süre içerisinde tamamlanmadığından söz edilerek 6100 sayılı HMK'nın 119/2. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. 6100 sayılı HMK'ya göre özel nitelikte bulunan ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun “kadastro davalarında usul” başlıklı 28. maddesi uyarınca, Kadastro Hakimi, ilgililerin başvurusunu beklemeksizin kadastro tutanakları ile uyuşmazlığın çözümlenmesine etkili olabilecek kayıt ve diğer bilgileri ilgili dairelerden getirteceği ve duruşma gününü taraflara re'sen tebliğ edeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme karşısında Kadastro Hakimi tarafından davalıların adres ve kimlik bilgilerinin kolluk vasıtası ve ilçe nüfus müdürlüğünden sorulmak sureti ile araştırılması mümkündür. Öte yandan dava dilekçesinde davalıların T.C. kimlik numaraları açıkça gösterilmiştir. Nitekim mahkemece, dava dilekçesindeki T.C kimlik numaralarından Mernis kayıtlarına ulaşılarak davalı tarafın adresleri tespit edilip oluşturulan gerekçeli karar başlığında da gösterildiğine göre, davacı tarafın dava dilekçesinde davalıların adreslerinin eksikliğinden söz edilemez. O halde, mahkemece, duruşma gününün davalılara re'sen tebliğ edilerek taraf teşkilini sağlaması ve bundan sonra davanın esasına girilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, davacı vekili temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.