MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Yavuz Selim Mahallesi çalışma alanında bulunan 1795 ada 5 parsel sayılı 1.804,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 4 katlı kargir bina ve deponun 15 yıldan beri ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmaz üzerindeki binanın 6 katlı olduğu ve taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 1795 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanaklarının beyanlar hanesinin "İş bu taşınmaz bahçe üzerindeki 4 katlı kargir ev ve depo 15 yıldan beri ... kızı ...'ın kullanımındadır" ibaresinin çıkartılarak "İş bu taşınmaz bahçe üzerindeki 6 katlı kargir ev 15 yıldan beri ... kızı ...'ın kullanımındadır" şeklinde düzeltilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Kural olarak kadastro davaları, lehine tespit ya da Kadastro Komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiye karşı açılır. Dava kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde bulunduğundan husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde ismi yazılı kişilere yöneltilmesi zorunludur. Davacının tespit maliki olan Hazine yerine Kadastro Müdürlüğünü hasım göstermek şeklindeki yanılgısı, temsilcide hata niteliğindedir. Temsilcide hata halinde, dava dilekçesi doğru hasma tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanabileceği Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Hal böyle olunca mahkemece davacıya davasını Hazineye de yaygınlaştırma olanağı tanınmalı, yasal hasım durumunda bulunan Hazine davaya dahil edilerek dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmeli, taraf teşkili sağlandığı takdirde davaya devamla tarafların bildirdikleri deliller toplanarak uyuşmazlık esastan çözülmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi kabule göre de dava açılmakla tutanak itirazlı hale geldiğine ve 3402 sayılı Yasa'nın 1. maddesine göre Kadastro Mahkemesi sicil oluşturmak zorunda olduğuna göre çekişmeli taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken tescil hükmü kurulmayarak sicilin açık bırakılması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy